sukut derecesinde, nazarlarında alçak görünecektir.
İşte aynen bu misal gibi alem-i İslam ve Asya, muazzam bir camidir. Ve içinde ehl-i iman ve ehl-i hakikat, o camideki muhterem cemaattir. O haylaz çocuklar ise, çocuk akıllı dalkavuklardır. O serseri ahlaksızlar; frenkmeşreb, milliyetsiz, dinsiz heriflerdir. Ecnebi seyirciler ise, ecnebilerin naşir-i efkarı olan gazetecileridir. Her bir Müslüman-hususan ehl-i fazl ve kemal ise-bu camide, derecesine göre bir mevkii olur, görünür; nazar-ı dikkat ona çevrilir. Eğer İslâmiyetin bir sırr-ı esası olan ihlas ve rıza-yı îlahî cihetinde, Kur’an-ı Hakîm’in ders verdiği ahkam ve hakaik-ı kudsiyeye dair harekat ve a’mal ondan sudur etse, lisan-ı hali, mânen âyât-ı Kur’âniyeyi okusa; o vakit manen alem-i İslâmın herbir ferdinin vird-i zebanı olan
duasında dahil olup hissedar olur ve umumu ile uhuvvetkarane alakadar olur. Yalnız, hayvanat-ı
Allahım mü’min erkek ve kadınları bağışla.