etmezler. Bazı ehl-i gayret ve hamiyette, meyl-i tahrip meleke olmuş; tamire pek alışık değildir. Bazı ehl-i tecrübe ve tâmir ise, eskisine bir derece meyil ile, istidatları pek müsait değildir. Demek, bize bir nesl-i cedîd lazımdır.
Bunu da cidden söylüyorum: Eğer, meşveret Şeriattan bir parmak müfarakat ederse, eski hal yüz arşın ayrılmıştır.
Sual
: "Neden?"
Cevap
: Bir ince teli, rüzgar her tarafa çevirebilir. Fakat içtima ve ittihat ile hasıl olan hablü’l-metîn ve urvetü’l-vüska değme şeylerle tezelzül etmez. İcma-ı ümmet, Şeriatta bir delil-i yakînîdir. Rey-i cumhur, Şeriatta bir esastır. Meyelan-ı âmme Şeriatta mûteber ve muhteremdir.
İşte, bakınız: Eski padişahların iradesini, Ermeni rüzgarı ve ecnebî havası veya vehmin vesvesesi esmekle çevirebilirdi. O da, sükûta rüşvet-i mâneviye olarak, birçok ahkâm-ı Şeriatı fedâ ediyordu. Şimdi kapı açıldı; fakat, tamamı ileride. Üç yüz ara-i mütekabile ve efkar-ı mü-tehalife, hak ve maslahattan başka birşey ile musalaha etmez veya sükût etmezler.