nehyinin sırrına mazhar olsun.
Münâzarât, ss. 56-57.
Güzel gören, güzel düşünür
Sual
: "Çok fena şeyleri işitiyoruz. Bahusus gayr-i müslimler de, güya bir İslam kızını almışlar. Filan yerde böyle olmuş, diğer yerde şöyle olmuş; olmuş, olmuş, olmuş, ila ahir."
Cevap
: Evet, maatteessüf, daha yeni ve bulanık bir devlette ve cahil ve perişan bir millette, şöyle fena ve pis şeylerin vuk-u zarûri gibidir. Eskiden daha berbatı vardı. Fakat, şimdi görünüyor. Bir dert görünürse, devası asandır. Hem de, büyük işlerde yalnız kusurları gören, cerbezelik ile aldanır veya aldatır. Cerbezenin şe’ni, bir seyyieyi sünbüllendirerek hasenata galip etmektir.
Mesela, şu aşîretin herbir ferdi bir günde attığı balgamı, cerbeze ile, vehmen tayy-i mekan ederek, birden bir şahısta tahayyül edip, başka efradı ona kıyas ederek, o nazar ile