Hutbe-i Şamiye Arabi Hutbe-i Şamiyenin Mukaddimesidir

çâresi, aynı lezzetinde elemini gösterip hissini mağlûbetmektir. Ve âyetinin işâretiyle, bu zamanda âhiretin, elmas gibi nîmetlerini, lezzetlerini bildiği halde dünyevî kırılacak şişe parçalarını ona tercih etmek, ehl-i îman iken ehl-i dalâlete o hubb-u dünyâ ve o sır için tâbi olmak tehlikesinden kurtarmanın çâre-i yegânesi, dünyâda dahi Cehennem azâbını ve elemlerini göstermekle olur ki; Risâle-i Nur o meslekten gidiyor.
Yoksa, bu zamandaki küfr-ü mutlakın ve fenden gelen dalâletin ve sefâhetten gelen tiryâkiliğin inadı karşısında, Cenâb-ı Hakkı tanıttırdıktan sonra ve Cehennemin vücudunu isbât ile ve onun azâbı ile insanları fenâlıktan, seyyiattan vaz geçirmek; ondan, belki yirmiden birisi ders alabilir. Ders aldıktan sonra da, "Cenâb-ı Hak Gafûru’r-Rahîm’dir, hem Cehennem pek uzaktır" der sefahetine devam edebilir. Kalbi, ruhu hissiyâtına mağlûb olur.
İşte Risâle-i Nurdaki ekser muvâzeneler, küfür ve dalâletin dünyâdaki elîm ve ürkütücü

Onlar dünya hayatını seve seve âhirete tercih ederler. (İbrahim Sûresi, 3.)