Hutuvat-ı Sitte Bu Hizmetine Dair Kendi İfadesinden Bir Parça

hengâmda, o devletin en büyük daire-i diniyesi olan Anglikan Kilisesinin başpapazı tarafından, Meşihat-ı islâmiyeden dinî altı sual soruldu. Ben de o zaman, Dârül-Hikmeti’l-İslâmiyenin azası idim. Bana dediler: "Bir cevap ver. Onlar, altı suallerine altı yüz kelime ile cevap istiyorlar." Ben dedim: Altı yüz kelime ile değil, altı kelime ile değil, hatta bir kelime ile değil, belki bir tükrük ile cevap veriyorum. Çünkü o devlet, işte göriiyorsunuz; ayağını boğazımıza bastığı dakikada, onun papazı mağrurâne üstümüze sual sormasına karşı, yüzüne tükürmek lâzım geliyor... Tükürün o ehli zulmün o merhametsiz yüzüne!..’ demiştim:"
İşte muhtevası küçük, fakat zaman ve zemindeki neşri ve zuhuru itibariyle gayet ehemmiyetli ve Hazret-i Üstad Bediüzzaman’ın bu millet ve memleket-i Islâmiyenin müdafaa, muhafaza, istiklâl ve istikbâli için fevaran eden hamiyet-i âliyesini gösternıesi noktasından büyük olan bu "Hutuvat-ı Sitte" eserini, yaşayan ebedî bir tarih manasıyla yeni nesillerin nazar-ı dikkatine arz ediyoruz.
Hizmetinde bulunan talebeleri.

***