Hutuvat-ı Sitte Takdim

Said’den korkmalan, şüphesiz ki Risäle-i Nurun, ileride kahraman şâkirdlerinin şahs-ı mânevîsinin hârika bir kuvveti ve Risâle-i Nurun parlak bir kerâmetidir.
***
"Harb-i Umumîde mağlQbiyetimizden dolayı fazla müteesir olduğunuzu görüyoruz," diyenlere cevaben, "Ben kendi elemlerime tahammül ettim; fakat, ehl-i Islâmm eleminden gelen teellümât beni eıdi. Âlem-i Islâma indirilen darbelerin en evvel kalbime indiğini hissediyonım. Onun için bu kadat ezildim. Fakat bir ışık görüyorum ki, o elemlerimi unutturacak, İnşaallah" diyerek tebessüm eylerdi.
Istanbul’da en büyük ve en ehemmiyetli ve tesirli hizmet-i vataniye ve milliyesinden birisi de Hutuvat-ı Sitıe adlı eseriyle, gaddar zalimlerin yüzlerine tükürüp, iızet-i diniyeyi ve şeref-i Islâmiyeyi muhafaza etmesidir. Istanbul’un yabancılar tarafından işgali sıralannda, İngiliz Anglikan Kilisesinin, Meşihat-i Islâmiyeden sordıığu altı sualine, altı tükrük mânasında verdiği mâkul ve sert cevaplan, onun derece-i cesaret ve kemâlât ve şecâatmı fülen göstermektedir.