İşârâtü'l-İ'câz Ecnebi Feylesofların Kur'an-ı Kerim Hakkındaki Şehadetleri

Hàlıkın Hukukuyla Mahlûkàtın Hukùkunu
En Mükemmel Sûrette Ancak Müslümanlık Tarif Etmiştir
Kur’ân’ın telkin ve Hazret-i Muhammed’in tebliğ ettiği esâsâttan mükemmel bir ahlâk mecellesi vücud bulur. Esâsât-ı Kur’âniyenin muhtelif meınleketlerde insanlığa ettiği iyiliği ve ettikten sonra da Allah’a takarrüb etmek isteyen insanları Cenâb-ı Hakka rabt ettiğini inkâr etmek mümkün değildir. Hàlıkın hukùku ile mahlûkun hukùku, ancak Müslümanlık tarafından mükemmel bir sûrette tarif olunmuştur. Bunu yalnız Müslümanlar değil, Hıristiyanlar da Mûsevîler de îtiraf ediyorlar.
MARMADUKE PICKTAHALL (Marmadük Piktol)


Kur’ãn İle Kavãnîn-i Tabüye Arasında Tam Bir Ãhenk Vardır
Yeni keşfiyâtın veyâhut ilim ve irfânın yardımıyla hallolunan, yâhut halline uğraşılan mesâil arasında bir mesele yoktur ki, İslâmiyetin esâsâtıyla taarruz etsin. Bizim, Hıristiyanlığı, kavânîn-i tabüye ile telif için sarf ettiğimiz mesâiye mukàbil, Kur’ân-ı Kerîm ve Kur’ân’ın tâlimiyle kavânîn-i tabüye arasında tam bir âhenk görülmektedir. Kur’ân, her hürmete şâyân olan eserdir.
LEVAUNE (Lövazon)

Kur’ân Bütün İyilik ve Fazîlet Esaslarını Muhtevîdir
İnsanı Her Türlü Dalãletlerden Korur

Kur’ân, insanlara Hukùkullah’ı tanıtmış, mahlûkàtın Hàlıktan ne bekleyeceğini, mahlukàtın Hàlıkla münâsebâtını en sarîl şekilde öğretmiştir. Kur’ân, ahlâk ve felsefenin bütün esâsâtını câmîdir. Fazîlet ve rezîlet, hayır ve şer, eşyanın mâhiyet-i hakîkiyesi, hulâsa her mevzû, Kur’ân’da ifade olunmuştur. Hikmet ve felsefenin esâsı olan adâlet ve müsâvâtı öğreten ve başkalarına iyilik etmeyi, fazîletkâr olmayı tâlim eden esaslar; bunların hepsi Kur’ân’da vardır. Kur’ân, insanı iktisad ve îtidâle sevk eder, dalâletten korur, ahlâkî zaaflann karanlığından çıkanr, teâlî-i ahlâk nûruna ulaştırır; insanın usurlarını, hatâlarını i’tilâ ve kemâle kalbeyler.
Müsteşrik SEDIO