Üçüncü Lem’a
-1- âyetinin mühim iki hakîkatini,
-2- olan meşhur iki cümlenin ifade ettikleri iki hakîkat-i mühimme ile tefsir ediyor. Bekâ için halk edilen ve bekâya âşık olan rûh-u insânî, Bâkî-i Zülcelâle karşı münâsebet-i hakîkiyesini bilse, fânî ömrünü bâkî bir ömre tebdil eder. Sâniyeleri seneler hükmüne geçtiğini ve Bâkî-i Zülcelâli tanımayan rûh-u insanın seneleri sâniyeler hükmünde olduğunu beyân edip ispat eden kıymettar bir risâledir. Fenayı fena gören ve bekâyı merak edenler, bu risâleyi merakla okumalı.
Dördüncü Lem’a
Minhâcü’s-Sünne nâmında gâyet mühim bir risâledir. Ehl-i şîa ve Ehl-i Sünnet mâbeyninde en mühim bir mesele-i ihtilâfiye olan mesele-i imâmeti gâyet vâzıh ve katî bir sûrette hal ve fasleder.
-3- âyât-ı azîmenin çok hakâik-ı azîmesinden iki büyük hakîkatini Dört Nükte ile tefsir ediyor. Bu risâle, Ehl-i Sünnet ve Cemaate, hem Alevîlere, gâyet kıymettar
1 Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Herşey helâk olup gidicidir-Ona bakan yüzü müstesnâ. Hüküm ve hükümranlık Onundur; siz de Ona döndürüleceksiniz. (Kasas Süresi: 88.)
2 Ey Bâkî olan Allah! Ancak Sensin bâkî.