Münazarat İfâde-i Merâm ve Uzunca Bir Mâzeret

bizim Gevedan, Mâmehuran hırsızları da Şeyh Ahmed’in bir nasihatı ile sofî olmuşlar.
*
Cevap: Reşâdet-penâh meşrutiyet ve şeyh-i Risale-i Nur Haşiye27 sayesindedir. Zira, meşrutiyet-i şer’iye taht-ı efkâra çıktı, hablü’l-metîn-i milliyeti ihtizaza getirdi, nuranî urvetü’l-vüska olan İslâmiyet ihtizaza geldi. Herbir müslim anladı ki, başıboş değil. Menfaat-i müştereke ile ve hiss-i mücerred ile başkalarıyla bağlıdır. Umum İslâm bir aşiret gibi birbiriyle merbuttur. Nasıl bir aşiretten bir adam iyilik etse, umum aşiret bu namus ile iftihar eder, hissedar olur. O namus bir olarak kalmaz. Binlerle aynada görünen bir mum gibi, binler olur. O aşiretin rabıta-i hayatiyesine nur ve kuvvet verir. Eğer birisi bir cinayet işlese, bütün efrad-ı aşiret onunla bir derece müttehem sayılır. Meselâ, şu mecliste olan adamlar birbiriyle bağlı olur. Birisi kendini çamura atsa,

Haşiye27
Madem Nurcular Mâmehuran içine girmişler, şeyh-i meşrutiyet yerine Ahrar perdesi ve hamiyet-i İslâmiye ve milliye ve elbette ittihâd-ı Muhammedî dairesinde olan şeyh-i Risale-i Nur denilmeli.

* İşte bu meyelân, şakîliğin yolunu kesmiştir.