meşgulüm. Tek hayatlı olan adam meydanıma çıkmasın.
Sual:
Şimdiki şeyhlerden ne istersin?
Cevap:
Daima onların demdemelerinin mevzuu olan ihlâsı. Hem de tekke denilen mânevileşmiş kışlalarda, tarikat denilen ruhânîleşmiş askerlikte ona murabıt oldukları cihad-ı ekberi ve terk-i iltizam-ı nefsi. Hem de onların şiârı olan, zühdün mânâsı olan terk-i menâfi-i şahsiyeyi. Hem de dâima iddiasında bulundukları ve mizac-ı İslâmiyet’in mayası olan muhabbeti isterim. Zira onlar, bizi istihdam ederek ücretlerini almışlar. ?imdi bize hizmet etmek borçlarıdır.
Sual:
Nasıl olsunlar?
Cevap:
Ya başlarımızdan kalksınlar, yahut inat, gıybet ve taraftarlığı mabeynlerinden kaldırsınlar. Zira, bir kısım dalâlet ve bid’at fırkalarının teşekkülüne bazı bid’atkâr müteşeyyihler sebebiyet vermiştir.
Sual:
Nasıl birbiriyle ittihad ve ittifak edecekler? Halbuki bazıları bazılarını münkirdir. Onların düsturlarındandır ki, münkir ile muhabbet, belki ünsiyet dahi haramdır. İnkâr meselesi mühimdir.
Cevap:
Öyleyse size şöyle bir hitap etmek hakkımdır: