Cevap:
Kör adama, hey kör demediğiniz gibi... Çünkü eziyettir. Eziyetten nehiy var.
Saniyen: Kâfirin iki mânâsı vardır: Birisi ve en mütebadiri dinsiz ve münkir-i Sâni demektir. ?u mânâ ile ehl-i kitaba ıtlak etmeye hakkımız yoktur.
İkincisi: Peygamberimizi ve İslâmiyeti münkir demektir. ?u mânâ ile onlara ıtlak etmek hakkımızdır. Onlar dahi razıdırlar. Lâkin örfen evvelki mânânın tebâdüründen, bir kelime-i tahkir ve eziyet olmuştur.
Hem de daire-i itikadı, daire-i muamelâta karıştırmaya mecburiyet yoktur. Kabildir, o kısım Jön Türklerin muradı bu olsun.
Sual:
Çok fena şeyleri işitiyoruz. Bâhusus gayr-ı müslimler de güya bir İslâm kızını almışlar, filân yerde böyle olmuş, diğer yerde şöyle olmuş. Olmuş, olmuş, olmuş, ilââhir...
Cevap:
Evet, maatteessüf, daha yeni ve bulanık bir devlette ve cahil ve perişan bir millette,
"Kim zimmî olan birine eziyet ederse..." Hadis-i şerifin devamı "Ben onun hasmı olurum." şeklindedir. el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr: 6:19, hadis no: 8270.