Sözler Otuz Üçüncü Söz

Yirminci Pencere Hâşiye
*
Nasıl cüz'iyat ve neticelerde ve teferruatta kemâl-i hikmet ve cemâl-i san'at görünüyor. Öyle de, tesadüfî ve karışık tevehhüm edilen küllî unsurların, büyük mahlûkatın zâhiren karışık vaziyetleri dahi bir hikmet ve san'atla vaziyetler alıyorlar.
İşte ziyanın parlaması, sair hikmetli hidemâtının delâletiyle, yeryüzünde masnuat-ı İlâhiyeyi izn-i Rabbânî ile teşhir ve ilân etmektir. Demek bir Sâni-i Hakîm tarafından ziya istihdam ediliyor; çarşı-yı âlem sergilerindeki antika san'atlarını onunla irâe ediyor.
Şimdi, rüzgârlara bak ki; sâir hakîmâne, kerîmâne faydalarının ve vazifelerinin şehâdetiyle, gayet mühim ve kesretli vazifelere koşuyorlar. Demek, o dalgalanmak


Hâşiye
Şu Yirminci pencerenin hakikati bir zaman Arabî bir surette şöyle kalbe gelmişti.



882
882 Işığın pırıldamasında Senin nurlandırman ve mahlukatı göstermek iledir. Rüzgarların dalgalanması senin estirmen ve görevlendirmen iledir.
Sen her türlü noksan sıfattan münezzehsin; Senin saltanın ne büyüktür! Nehirlerin yerden kaynaması senin onları depolaman ve insanlara musahhar kılman iledir.
Kıymetli taşların süslenmesi senin tedbirin ve tasvirin iledir.
Çiçeklerin gülümsemesi senin süslemen ve güzelleştirmen iledir. Meyvelerin süslenip kendilerini bize takdim etmeleri senin ihsanın ve ikramın iledir.
Sen her türlü noksan sıfattan münezzehsin; senin sanatın ne güzeldir. Kuşların ahenkle cıvıldaşmaları senen onları konuşturman ve birbirlerine karşı şefkatli kılman iledir.
Yağmurların serpiştirmesi Senin yağdırman ve ihsanın iledir. Sen her türlü noksan sıfatlarda münezzehsin. Senin rahmetin ne geniştir.
Ayların hareket etmesi Senin taktirin ve tedbirin, döndürmen, aydınlatman iledir. Sen her türlü noksan sıfatlardan münezzehsin; Senin bürhanın ne nurludur, Senin saltanatın ne açıktır.

* Şanı ne yücedir Onun ki, her şeyin hüküm ve tasarrufu elindedir. (Yasin Suresi: 83.)
Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Herşeyi Biz belli miktar ile indiririz. (Hicr Suresi: 21.) Rüzgarları da Biz aşılayıcı olarak gönderdik, sonra gökten bir su indirip onunla sizi suladık. Yoksa o suyu hazinesinde saklayan siz değilsiniz. Hicr Suresi: 21-21.)