Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı

şeylerden çekin. Tevâzu, mahviyet ve terk-i enâniyet, bu zamanda ehl-i hakîkate lâzım ve elzemdir. Çünkü, bu asırda en büyük tehlike benlikten ve hodfüruşluktan ileri geldiğinden, ehl-i hak ve hakîkat, mahviyetkârâne dâimâ kusurunu görmek ve nefsini itham etmek gerektir. Sizin gibi, ağır şerâit içinde kahramancasına îmânını ve ubûdiyetini muhâfaza etmesi, büyük bir makamdır. Senin rüyâlarının bir tâbiri de, bu noktadan seni tebşîr etmektir.
Risâle-i Nur eczâlarında tarîkat hakîkatine dâir Telvihât-ı Tis’a nâmındaki risâleyi elde edip bakınız. Hem, zâtınız gibi metîn ve îmanlı ve hakîkatli zâtlar, Risâle-i Nur dairesine giriniz. Çünkü, bu asırda Risâle-i Nur, bütün tehâcümâta karşı mağlûp olmadı; en muannid düşmanlarına da serbestiyetini resmen teslim ettirdi. Hattâ, iki seneden beri, büyük makamâtlar ve adliyeler, tedkikat neticesinde, Risâle-i Nur’un serbestiyetini tasdik ve mahrem ve gayr-i mahrem bütün eczâlarını sahiplerine teslime karar verdiler.
Risâle-i Nur’un mesleği, sâir tarikatlar, meslekler gibi mağlûb olmayarak, belki galebe ederek pekçok muannidleri îmâna getirmesi, pekçok hâdisâtın şehâdetiyle, bu asırda, bir mu’cize-i mâneviye-i Kur’âniye olduğunu ispat eder. "O dairenin haricinde, ekseriyetle bu memlekette, bu husûsi ve cüz’î ve yalnız şahsî hizmet veya mağlûbâne, perde altında veya bid’alara müsâmaha sûretinde veya tevilât ile bir nevî tahrifat içinde hizmet-i dîniye tam olamaz" diye, hâdisât bize kanaat vermiş.
Mâdem sizde büyük bir himmet ve kuvvetli bir îman var; tam bir ihlâs ve tam bir mahviyetle, sebatkârâne, Risâle-i Nur’a şâkirt ol. Tâ binler, belki yüz binler şâkirtlerin şirket-i mâneviye-i uhreviyelerine hissedar ol. Tâ senin hayırların, iyiliklerin cüz’iyetten çıkıp, küllîleşsin, âhirette tam kârlı bir ticaret olsun.
Said Nursî



Çok mübârek, Çok kıymettar, çok sevgili Üstadımız Hazretleri,
Elhamdülillah, bu sene Isparta’daki talebelerinizi dünyevî meşâgil, daha, çok gaflete sokmadı; hizmet-i Nuriyedeki gayretlerimiz ciddî bir sûrette devam ediyor. Herbirimizin kalblerimizdeki Nura karşı incizab, sîmâlarımızda okunuyor. Sanki bu talebelerinizin kalbleri sevinçle doludur.