Tarihçe-i Hayat Birinci Kısım: İlk Hayatı

İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyetin olacak; ve hakim, hakaik-ı Kur’aniye ve îmaniye olacak. Bu davama çok bürhanlardan ders almışım. Şimdi o bürhanlardan mukaddematlı bir buçuk bürhanı zikredeceğim. O bürhanın mukaddematına başlıyoruz:
İslamiyet hakaikı hem manen, hem maddeten terakkî etmeye kahil ve mükemmel bir istidadı var.
Birinci cihet olan manen terakkî ise: Biliniz! Hakîki vukuatı kaydeden tarih, hakîkate en doğru şahittir. İşte tarih bize gösteriyor. Hatta, Rusu mağlûp eden Japon başkumandanının İslamiyetin hakkaniyetine şehadeti de şudur ki:
"Hakîkat-i İslamiyetin kuvveti nisbetinde, Müslümanlar o kuvvete göre hareket etmeleri derecesinde ehl-i İslam temeddün edip terakkî ettiğini tarih gösteriyor. Ve ehl-i İslamın hakîkat-i İslamiyede zaafiyeti derecesinde tevahhuş ettiklerini, vahşete ve tedennîye düştüklerini ve herc ü merc içinde belalara, mağlûbiyetlere düştüklerini tarih gösteriyor. Sair dinler ise bilakistir...’
Eğer biz ahlak-ı İslamiyenin ve hakaik-ı îmaniyenin kemalatını ef’alimizle izhar etsek, sair dinlerin ta.bîleri elbette cemaatlerle İslamiyete girecekler; belki küré-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslamiyete dehalet edecekler.
Ey bu Cami-i Emevîdeki kardeşlerim gibi alem-i İslamın cami-i kebîrinde olan kardeşlerim! Siz de ibret alınız. Bu kırk beş senedeki bu dehşetli hadisattan ibret alınız. Tam aklınızı başınıza alınız, ey mütefekkir ve akıl sahibi ve kendini münevver telakkî edenler!
Hasıl-ı kelam: Biz Kur’an Şakirtleri olan Müslümanlar, bürhana tabî oluyoruz, akıl ve fikir ve kalbimizle hakaik-ı îmaniyeye giriyoruz. Başka dinlerin bazı efradları gibi ruhbanları taklit için bürhanı bırakmıyoruz. Onun için, akıl ve ilim ve fen hükmettiği istikbalde, elbette bürhan-ı aklîye istinad eden ve bütün hükümlerini akla tesbit ettiren Kur’an hükmedecek.
Hem de, İslamiyet güneşinin inkişafına ve beşeri tenvir etmesine mümanaat eden perdeler açılmaya başlamışlar; o mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar. Kırk beş sene evvel o fecrin emareleri göründü. Yetmiş birde fecr-i sadık başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kazib de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sadık çıkacak. Evet, hakaik-ı İslamiyetin mazi kıt’asını tamamen istilasına sekiz dehşetli manialar mümanaat ettiler.