Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

başlıyorlar. Karadeniz havalisinde de, Risale-i Nur eserleri böylece büyük bir rağbet görmeye başlıyor.
Hazret-i Üstad Kastamonu’ da iken, Isparta’ daki talebeleriyle daima alakadar idi. O, izn-i İlahî ile biliyordu ki; Risale-i Nur’u dünyaya îlan ve neşredecek fedakarlardan ve naşirlerden kısm-ı azamı Isparta’dan çıkacak veya Isparta merkezindeki hizmet ile bu büyük vazife îfa edilecek.
Risale-i Nur Şakirtleri, sevgili Üstadlarının hal ve istirahatıyla çok alakadardırlar. Müşfik Üstadlarından ve Nurcu kardeşlerinin Risale-i Nur hizmetlerinden sık sık haber almayı arzu ederler.
Bediüzzaman Said Nursî, yirmi yedi sene zarfında, Nur Talebelerine hitaben ilmî, îmanî, İslamî mevzularda ve hizmet-i îmaniyeye dair bazı mektuplar yazmıştır. Nur Talebeleri de, çok müştak oldukları bu mektupları el yazılarıyla çoğaltarak neşretmişlerdir. Din düşmanlarının, postahanelerden Nur risalelerini ve mektuplarını göndermeyi yasak edecek dereceye varan şiddetli tazyikatları zamanında bu mektupları ve Nur risalelerini, Nur Talebeleri köyden köye, kasabadan kasabaya, vilayetten vilayete götürmüşlerdir. Hatta kendi aralarında "Nur postacıları" meydana getirmişlerdir. Bütün ruh u canlarıyla gönüllü olan bu Nur postacıları, bu hizmetin en kudsî bir vazife olduğuna inanmışlardır. Gayet ehemmiyetli ve hakîkatli olduğu kadar gayet güzel olan ve Risale-i Nur’un "Lahika Mektupları" ismini alan bu mektuplar, Nur Talebelerinin rûhî birçok ihtiyaçlarını tatmin etmiştir; hem Risale-i Nur talebelerine Kur’an ve îman hizmetinde birer rehber hükmüne geçmiş, hem İslamiyet düşmanlarının bütün bütün yalan ve uydurma propagandalarına aldanmamak ve intibah vermek husûsunda uyandırıcı bir tesir husûle getirmiştir. Ve bu sûretle de, dinsizliğin o muvakkat şaşaalı saltanatı devrinde-çok kimselerin ümidsizliğe ve atalete düşürüldüğü o karanlık günlerde-kalblere inşirah ve sürûr vermiş ve îman hizmeti için faaliyet aşkını yerleştirmiştir. Ve böylece mü’minleri yeisten kurtarıp, İslamiyetin, Risale-i Nur’la istikbaldeki parlak zaferlerine işaretler edip müjdeler vermiştir.
Evet, o nûranî Lahika Mektupları ki; ruhları, kalbleri cezb ve fetheden, akılları teshir eden hakîkatlerle doludur. Bu Lahika Mektuplarından bazıları ileride yeri geldikçe derc edilecektir. Hazret-i Üstadın Kastamonu’daki hayatına dair malûmatı, Kastamonu’dan yazdığı mektupların bir kısmından bazı parçalar almakla ve oradaki halis ve sadık Nur Talebelerinin mektuplarından birkaç mektubunu bu Tarihçeye idhal etmek sûretiyle takdim ediyoruz. Aşağıda yazılan mektuplar beş yüz sahifeden ziyade olan Kastamonu Lahikasından, Üstadın Kastamonu’dan Isparta’daki talebelerine gönderdiği mektuplarından beş-on mektuptur. Bu mektuplarda Hazret-i Üstad, talebelerine, el yazısıyla risaleleri yazmalarının, neşretmelerinin ehemmiyetini; Risale-i Nur talebelerinin şimdilik cüz’î gibi görünen hizmetlerinin, hakîkatte kainatta en muazzam mesele olduğunu ve birgün bu memlekette