Tarihçe-i Hayat Risale-i Nur ve Hariç Memleketler

Pâkistan Maarif Nâzır Vekili Ali Ekber Şah (şimdi Sind Üniversitesinde rektör), Türkiye’ye geldiği zaman Bediüzzaman’ı ziyâret etmiş ve memleketimizden ayrılırken Üstad ve eserleri hakkında gençliğe bir hitâbede bulunmuş ve memleketine muvâsalatında da beraberinde götürdüğü Nur külliyatının, resmen üniversitede okutturulması ve Orducaya tercümesi için teşebbüse geçmiştir. Pâkistan’da münteşir Arapça ve Ingilizce gazete ve mecmualarda Üstad ve eserleri okuyuculara tanıtılmış; Türkiye’deki Islâmî inkişaf, Risâle-i Nur faaliyetinin bir semeresi olarak belirtilmiş, Üstad Bediüzzaman âlem-i Islâmın mânevî lideri olarak zikredilmiş ve "Hazret-i Bediüzzaman Said Nursî" diye hakkında birçok makaleler yazılmıştır.
Bugün Risâle-i Nur, Islâm âlemince, Islâmiyete yöneltilen hücumları kıran bir sedd-i Kur’ânî olarak bilinmekte ve kabul edilmektedir.
Risâle-i Nur Avrupa, Amerika ve Afrika’da da hüsn-ü teveccühe mazhar olmuş; başta bahtiyar Almanya ve Finlandiya olmak üzere, birçok memleketlerde okunmaya başlanmıştır.
Bu cümleden olmak üzere, Almanya’da, Berlin Teknik Üniversite Mescidine Risâle-i Nur külliyatı konulmuş ve Şarkiyat Üniversitesi Ilâhiyat bölümünde Risâle-i Nur hakkında konferans tertip edilmiştir. Almanya’daki Islâmî fütûhâtta Risâle-i Nur’un büyük rolü olmuştur.
Yunanistan’ın Gümülcine şehrinde Hâfız Ali Efendi tarafından açılan dershânede Risâle-i Nur dersleri de okutturulmakta ve yüzlerce Risâle-i Nur talebesi yetişmektedir.
Finlandiye’da Islâm Cemaati Reisi tarafından Risâle-i Nur neşredilmekte ve bu sayede birçok Finli, Müslüman olmaktadır.
Japonya ve Kore’de de Risâle-i Nur’un birçok okuyucuları bulunmaktadır. Kore Harbi münâsebetiyle Türkiye’den Kore’ye giden müteaddit Nur Talebeleri tarafından bütün külliyat oraya götürülmüş; bu eserlerin bir kısmı Japon üniversitelerine ve bir kısmı da Kore kütüphânelerine hediye edilmiştir. Bu vesîle ile Japonya’daki Islâm cemaati de Risâle-i Nur’dan istifade etmeye başlamıştır.
Hindistan ve Endonezya’daki Müslümanlar da Risâle-i Nur’dan mahrum kalmamışlardır. Hacca giden bir Nur Talebesi tanıştığı bir Hindli âlime Risâle-i Nur külliyatını hediye etmiş ve o âlim de eserleri Hindceye tercüme edeceğini ve bunun kendisi için büyük bir vazife olduğuna inandığını söylemiştir.
Amerika’daki Washington Camiine bâzı risâleler hediye edilmiş ve buradaki Müslümanların da bu eserlerden istifadeleri sağlanmıştır. Irak’tan gönderilen Risâle-i Nur eserleri münâsebetiyle, Washington Islâm Kültür Merkezi Genel Sekreteri tarafından eserleri gönderen Nur Talebesine bir teşekkür mektubu yazılmıştır.