Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı

Bediüzzaman Said Nursî’nin ve Talebelerinin
1950’den Sonra Yazdığı Mektuplardan Bazıları

Demokratların ezan-ı Muhammedîyi Arapça olarak okunmasına müsaade etmeleri dolayısıyla yazılan bir hasb-i hal.
Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Evvela: Hem sizin, hem bu memleketin, hem âlem-i Islâmın mühim bayramlarının mukaddemesi ve bu memlekette şeâir-i Islâmiyenin parlamasının bir müjdecisi olan ezan-ı Muhammedînin kemâl-i ferahla on binler minarelerde okunmasını tebrik ediyoruz. Ve seksen küsûr sene bir ibâdet ömrünü kazandıran Ramazan-ı Şerifteki ibâdet ve duâlarınızın makbuliyetine âmin diyerek, rahmet-i Ilâhiyeden, herbir gece-i Ramazan, bir Leyle-i Kadir hükmünde sizlere sevap kazandırmasını niyaz ediyoruz. Bu Ramazan’da şiddetli zaafiyet ve hastalığımdan tam çalışamadığımdan, sizlerden mânevî yardım ricâ ediyorum.
Said Nursî

Âlem-i Islâm merkezlerindeki mübârek Müslüman kardeşlere,
Sizleri, bütün rûh u cânımızla tebrik ediyoruz. Eserleriyle fuhûl-ü ulemânın ve fuhûl-ü müfessirînin en yükseği olan Bediüzzaman Hazretlerine, kıymettar ve mübârek bir mücâhid âlim tarafından yazılmış olan bir tebriki takdim etmiştik.
Bediüzzaman Hazretlerinin bizlere yazdığı cevabî mektuplarında, o kıymettar, bînazîr Üstad Bediüzzaman Hazretleri, sizleri binlerle tebrik etmiş ve Anadolu’da Kur’ân ve îman kahramanlarının halefleri olan Nurcularla, Arabistan’daki hakîkat-i Kur’âniyeye müteveccih Islâmları, iki kardeş olarak hizbü’l-Kur’ân’ın