ki, nizam ve intizâmı bozan, maddî, mânevî, memleketin emniyet ve âsâyişini ihlâl eden bizler değil, asıl onlardı. Hakîki bir Müslüman, samîmi bir mü’min hiçbir zaman anarşîye ve bozgunculuğa taraftar olmaz. Dînin şiddetle menettiği şey, fitne ve anarşîdir. Çünkü, anarşî hiçbir hak tanımaz; insanlık seciyelerini ve medeniyet eserlerini canavar hayvanlar seciyesine çevirir ki, bunun âhirzamanda `Ye’cüc’ ve `Me’cüc’ komitesi olduğuna Kur’ân-ı Hakîm işaret buyurmaktadır.
"Işte muhterem hâkimler, yirmi sekiz sene bana ve talebelerime böyle ezâ ve cefâda bulundular. Ve mahkemelerde savcılar bize hakaretlerde bulunmaktan çekinmediler. Biz, bunların hepsine tahammül ettik. Îman ve Kur’ân’a hizmet yolunda devam ettik. Ve Devr-i Sâbık ricâlinin bütün o zulüm ve cefâlarını affettik. Çünkü onlar müstehak oldukları âkıbete uğradılar; biz de, hak ve hürriyetimize kavuştuk. Sizler gibi âdil ve îmanlı hâkimler huzurunda söz söylemek fırsatını Allah bize bahşettiğinden dolayı şükrederiz. Hâzâ min fadlı Rabbî."
Said Nursi