vazifeye devam ederler. Çünkü, bu vazife onlara Allah ve Resûlünün emânetidir. Müvekkilim, bu emâneti ehline tevdî ediyor diye nasıl tâkip ve tâzib edilir? Nasıl bu ihtiyar yaşında zayıf ve nahif bünyesi, inanamayacağı ağır bir teklif ile mükellef tutulur?
"Gel zindana gir!’
"Bu, en korkunç bir zulüm olur. Bu zulme mâni olmak vazifesi de sizlere emânet edilmiştir.
"Bütün fenalıkları, günahları, ahlâksızlığı, rezâleti, fesad ve fitneyi imhâ edecek nurdur..........
"Meâli: `Onlar Allah’ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise-muhakkak-nûrunu tamamlamak-tamamen parlatmak-istiyor; kâfirler hoşlanmasalar da.’
Avukat
Abdurrahman Şeref Lâç
Bu müdâfaayı müteâkip Üstad Said Nursî’ye başka bir diyeceği olup olmadığı mahkeme reisi tarafından sorulmuş; mümâileyh ayağa kalkarak:
"Yalnız bir kelime söylemek için müsaadenizi ricâ ederim."
"Buyurunuz."
"Muhterem vekillerimin benim şahsım hakkında söylemiş oldukları senâkâr sözlere ben lâyık değilim. Ben, Kur’ân ve îman hizmetinde çalışan âciz bir adamım. Başka bir diyeceğim yoktur."
Berâet kararının tebliği
Bunun üzerine muhâkeme hitam bulmuş; heyet-i hâkime müşâvereden sonra ittifakla berâet kararını tebliğ etmiş ve bu karar mahkemede hazır bulunan üniversiteliler ve halk tarafından şiddetle alkışlanmıştır. Savcılık tarafından temyiz edilmediği için, karar kesinleşmiştir.
Tevbe Suresi.