Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı

Hastayım demelerine rağmen, Üstadımızın yerlerinden yıldırım gibi fırlayarak îtiraz ve izahları, mahkeme heyetinin hayranlıkla büyük adamı seyri; ikinci celsede daha muazzam bir kalabalık... Üstadımızın, vukufsuz ehl-i vukuf raporuna bizzat verdikleri harikulâde cevaplar ve mahkemenin 5 Mart’a tâliki... Titreyerek, günah ve zaaflarıma bin teessüf ve tevbe ederek yaklaşıp, mübârek ellerini sonsuz bir iştiyakla öptüğüm ve içimi ter temiz tutmaya çabalayarak gözlerini bulmaya cesâret ettiğim o an, o gün, hâtıralarımın en büyük ve en nâdide yâdigârı olacak. Üniversiteli diğer kardeşlerim, Üstadımızın hizmetinde bulunmakla şeref-i uzmâya kavuşmuşlar. O Üstadımızdan, Cenâb-ı Hak ebediyen râzı olsun ve bütün talebelerine ve bilhassa benim gibi bîçare, zavallı ve âcizlere akıl, dirâyet, azim ve ihlâs ihsan buyursun; âmin. Evet kardeşim, bu asrın mânevî şâhı olduğu, hayatı ve eserleriyle sâbit olan bir Üstadın eserlerini biz muhtaçlara lûtfeden Cenâb-ı Hakka hadsiz şükürlerle beraber, şu zamanın yaralarına en münâsip bir ilâç, bir merhem ve zulümâtın tehâcümüne mâruz heyet-i Islâmiyeye en nâfi’ bir nur ve dalâlet vâdilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olan Risâle-i Nur’u, ölünceye kadar okuyacağız, neşredeceğiz inşaallah.
Elbaki Hüvelbaki
Istanbul Üniversitesi
Nur Talebelerinden
Kamil