Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı

ISPARTA’DAKI HAYATINDAN MUHTELIF SAFHALAR

Mahkeme Safahatı:
Afyon Mahkemesi tarafından kitaplar serbest bırakılmadan, Malatya hâdisesi münâsebetiyle bâzı vilâyet ve kasabalarda taharrîler yapıldı, mahkemeler açıldı. Ezcümle, Mersin’de, Rize’de, Diyarbakır’da Nurlar ve Nurcular aleyhine dâvâ açıldı. Neticede mahkemeler berâet verdi. Birçok vilâyetlerde yapılan taharrîler ve soruşturmalar ile Nurcular aleyhine umûmi bir dâvâ açılması için Isparta müdde-i umûmiliği harekete geçti. Sekseni mütecâviz Nur Talebesi hakkında iddiânâme hazırlandı ve dosya sorgu hâkimliğine tevdî edildi.
Emniyetin pekçok gizli mensupları, Nur Talebeleri arasında dolaşmaya, her hareketlerini kontrola başladılar. Ankara, Istanbul, Adapazarı, Safranbolu, Karabük, Dinar, Inebolu, Van gibi yerlerde araştırmalar, sorgular yapıldı. Yapılan bütün tetkikat ve taharrîler neticesi, vatan, millet aleyhinde zerre kadar bir hareket bulunmayıp, bilâkis her vatandaşın göğsünü iftiharla kabartacak ilmî, îmânî, vatanî hizmetler, ahlâkî gayret ve faaliyetler ile hareket ettikleri, Risâle-i Nur’u okumak, okutmak ve neşrine çalışmaktan başka bir gaye ve maksatları bulunmadığı anlaşılmasıyla, "Nurcularda suç bulamıyoruz, medâr-ı mes’uliyet bir hareket ve faaliyetleri görülmemiştir" diye umûmen kanaat getirildi. Bu soruşturmalar, Risâle-i Nur’un hakkaniyetinin anlaşılmasına vesîle oldu. Neticede Nurların berâetine karar verildi.
Urfa ve Diyarbakır’da, faal Nur Talebeleri, birer medrese-i Nuriye kurdular. Risâle-i Nur’u her sınıf halktan, billıassa talebelerden, gençlerden gelen cemaate okumak sûretiyle, ilmî derslere başladılar; bu zamanda pek ehemmiyetli olan talebe-i ulûmun şerefini ihyâ ettiler. Şark havâlisinde büyük hizmet-i îmâniye îfâ olundu. Bir aralık, Diyarbakır’da, orada nurlarla îmâna ve Kur’ân’a hizmet eden faal bir Nur Talebesi aleyhine dâvâ açıldı; berâetle neticelendi, mü’minlerin sürûr ve minnettarlığına vesîle oldu.
Afyon’da da devam eden mahkeme neticelendi. 956 tarihinde Risâle-i Nur’u inceleyen Diyânet Işleri Müşâvere Kurulu, verdiği bir raporla, Risâle-i Nur’un îman ve ahlâkî tekemmülâta hizmet husûsundaki vasfını îlân etti. Afyon Mahkemesi de bu rapora istinâden, Risâle-i Nur eserlerinin berâetine ve serbestiyetine karar verdi; hüküm katîleşti.
Afyon Mahkemesinin berâet kararından sonra, Isparta Sorgu Hâkimliği de men’-i muhâkeme kararı verdi. Böylece, Risâle-i Nur, birçok adlî süzgeçlerden,geçerek, umûmî ve küllî bir serbestiyet ve hüsn-ü kabule mazhar oldu.