Tarihçe-i Hayat Yedinci Kısım: Afyon Hayatı

Afyon Mahkemesi
Afyon Mahkemesini tertip ve iftiralarla açtıran gizli dinsizler, Bediüzzaman’ı îdam etmek plânını çevirmişlerdir. Bu fevkalâde ehemmiyeti hâiz büyük müdâfaât, böyle imhâcı zâlim dinsizlere karşı onun ölümü hiçe sayarak haykırdığı hakîkatlerdir. Neticede, temyiz mahkemesi mahkûmiyet kararını nakzetti. Ve aynı mahkeme iki defa Bediüzzaman’a berâet verdi. Nihayet bütün Risâle-i Nur külliyatı ve beş yüze yakın mektuplar bilâkayd ü şart Bediüzzaman’a iâde edildi.

BÜYÜK MÜDAFAATINDAN PARÇALAR

On sekiz sene sükûttan sonra, mecburiyet tahtında bu istidâ mahkemeye vesûreti Ankara’ya makamâta verilmişken, tekrar vermeye mecbur olduğum iddiânâmeye karşı îtiraznâmemdir.
Malûm olsun ki; Kastamonu’da, üç defa menzilimi taharrî etmek için gelen iki müdde-i umûmi ve iki taharrî komiserine ve üçüncüde polis müdürüne ve altı yedi komiser ve polislere ve Isparta’da müdde-i umûminin suâllerine ve Denizli ve Afyon mahkemelerine karşı dediğim ayn-ı hakîkat küçük bir müdâfaanın hulâsasıdır. Şöyle ki:
Onlara dedim: Ben, on sekiz yirmi senedir münzevî yaşıyorum. Hem Kastamonu’ da sekiz senedir karakol karşısında ve sâir yerlerde dahi yirmi senedir dâimâ tarassud ve nezâret altında kaç defa menzilimi taharrî ettikleri halde; dünya ile, siyaset ile hiçbir tereşşuh, hiçbir emârem görülmedi. Eğer bir karışık hâlim olsaydı ve oranın adliye ve zâbıtası bilmedi veya bildi aldırmadı ise, elbette, benden ziyâde onlar mes’uldürler. Eğer yoksa, bütün dünyada kendi âhireti ile meşgul olan münzevîlere ilişilmediği halde, neden bana lüzûmsuz, vatan ve millet zararına bu derece