Tarihçe-i Hayat Yedinci Kısım: Afyon Hayatı

Gerçi hâdiseniz pek cüz’î ve geçici ve küçük idi; fakat, saatimizin zenbereğine ve gözümüzün hadekasına gelen bir sıbah, bir zerrecik dahi incitir. Ve bu noktada ehemmiyetlidir ki, maddî üç patlak ve mânevî üç müşâhedeler, tam tamına haber verdiler.
Said Nursî


Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Leyle-i Mîrac, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece, mümkün oldukça çalışmakla, kazanç birden bine çıkar. Şirket-i mâneviye sırrıyla, inşaallah, herbiriniz, kırk bin dil ile tesbih eden bâzı melekler gibi, kırk bin lisan ile, bu kıymettar gecede ve sevâbı çok bu çilehânede ibâdet ve duâlar edeceksiniz ve hakkımızda gelen fırtınada binden bir zarar olmamasına mukabil, bu gecedeki ibâdet ile şükredersiniz.
Hem, sizin tam ihtiyâtınızı tebrik ile beraber, hakkımızda inâyet-i Rabbâniye pek zâhir bir sûrette tecellî ettiğini tebşîr ederiz.
Said Nursî
Azîz, sıddîk, muhlis kardeşlerim,
Bizler, imkân dairesinde, bütün kuvvetimizle Lem’a-i Ihlâsın düsturlarını ve hakîki ihlâsın sımnı, mâbeynimizde ve birbirimize karşı istimâl etmek vücûb derecesine gelmiş. Katî haber aldım ki; üç aydan beri buradaki has kardeşleri birbirine karşı meşreb veya fikir ihtilâfıyla bir soğukluk vermek için, üç adam tâyin edilmiş.
Hem, metîn Nurculan usandırmakla sarsmak ve nâzik ve tahammülsüzleri evhamlandırmak ve hizmet-i Nuriyeden vazgeçirmek için, sebepsiz mahkememizi uzatıyorlar. Sakın! Sakın! Şimdiye kadar mâbeyninizdeki fedâkârâne uhuvvet ve samîmâne muhabbet sarsılmasın. Bir zerre kadar olsa bile, bize büyük zarar olur. Bizler, birbirimize, lüzûm olsa rûhumuzu fedâ etmeye, hizmet-i Kur’âniye ve îmâniyemiz iktizâ ettiği halde, sıkıntıdan veya başka şeylerden gelen titizlikle hakîki fedâkârlar birbirlerine karşı küsmeye değil, belki kemâl-i mahviyet ve tevâzu ve teslimiyetle kusuru kendine alır; muhabbetini, samîmiyetini ziyâdeleştirmeye çalışır. Yoksa, habbe kubbe olup, tâmir edilmeyecek bir zarar verebilir. Sizin ferâsetinize havâle edip, kısa kesiyorum.
Said Nursî