Tarihçe-i Hayat Beşinci Kısım: Denizli Hayatı

Evet, bazan birtek dostunu bir-iki saat görmek için yirmi gün yol gider ve yüz lirayı sarf eder. Şimdi, bu acîb, dostsuz zamanda, samîmi kırk-elli dostunu birden bir-iki ay görmek ve lillah için muhabbet etmek ve hakîki bir tesellî alıp vermek, elbette başımıza gelen bu meşakkatler ve zayiat-ı maliye, ona karşı pek ucuz düşer; ehemmiyeti kalmaz. Ben kendim, buradaki kardeşlerimden on sene firaktan sonra, birtekini görmek için bu meşakkati kabul ederdim. Teşekkî, kaderi tenkit; ve teşekkür, kadere teslimdir.
Said Nursî

Azîz ve sıddîk kardeşlerim,
Madem ahiret için, hayır için, ibadet ve sevap için, îman ve ahiret için Risale-i Nur ile bağlanmışsınız; elbette bu ağır şerait altında herbir saati yirıni saat ibadet hükmünde; ve o yirmi saat ise, Kur’an ve îman hizmetindeki mücahede-i maneviye haysiyetiyle, yüz saat kadar kıymettar; ve yüz saat ise, böyle herbiri yüz adam kadar ehemmiyetli olan hakîki mücahid kardeşler ile görüşmek ve akd-i uhuvvet etmek, kuvvet vermek ve almak ve tesellî etmek ve mütesellî olmak ve hakîki bir tesanüd ile kudsî hizmete sebatkarane devam etmek ve güzel seciyelerinden istifade etmek ve Medresetü’ z-Zehranın şakirtliğine liyakat kazanmak için açılan bu imtihan meclisi olan şu medrese-i Yûsufiyede tayinini ve kaderce takdir edilen kısmetini almak ve mukadder nzkını yemek ve o yemekten sevap kazanmak için buraya gelmenize şükretmek lazımdır. Bütün sıkıntılara karşı mezkûr faideleri düşünüp sabır ve tahammülle mukabele etmek gerektir.
Said Nursî

Azîz, sıddîk, sebatkar ve vefadar kardeşlerim,
Sizi müteessir etmek veya maddî bir tedbir yapmak için değil, belki şirket-i maneviye-i duaiyenizden daha ziyade istifadem için ve sizin de daha ziyade îtidal-i dem ve ihtiyat ve sabır ve tahammül ve şiddetle tesanüdünüzü muhafaza için bir halimi beyan ediyorum ki: Burada bir günde çektiğim sıkıntı ve azabı, Eskişehir’de bir ayda çekmezdim. Dehşetli masonlar, insafsız bir masonu bana musallat eylemişler; ta hiddetimden ve işkencelerine karşı, "Artık yeter!" dememden bir bahane bulup, zalimane tecavüzlerine bir sebep göstererek, yalanlarını gizlesinler. Ben, harika bir ihsan-ı Ilahî eseri olarak, şakirane sabrediyorum ve etmeye de karar verdim. Madem biz kadere teslim olup, bu sıkıntıları, sırrıyla,

İşlerin en hayırlısı, en zahmetle elde edilenidir.