ziyade sevap kazanmak cihetiyle, manevî bir nîmet biliyoruz; ve madem geçici, dünyevî musîbetlerin sonları ekseriyetle ferahlı ve hayırlı oluyor; ve madem biz hakkalyakîn derecesinde yakînî bir katî kanatimiz var ki, biz öyle bir hakakate hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve Cennet gibi güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir; elbette, biz bu sıkıntılı haller ile müftehirane, müteşekkirane "Bir mücahede-i manevîye yapıyoruz" diye, şekva etmemek lazımdır. Azîz kardeşlerim, evvel ahir tavsiyemiz, tesanüdünüzü muhafaza; enaniyet, benlik, rekabetten tahaffuz ve itidal-i dem ve ihtiyattır.
Said Nursî
Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Bu müdde-i umûmun iddianamesinden anlaşıldı ki; hükûmetin bazı erkanını iğfal edip aleyhimize sevk eden gizli zındıkların planları akîm kalıp yalan çıktı. Şimdi bahane olarak, cemiyetçilik ve komitecilik isnadıyla yalanlarını setre çalışıyorlar. Ve bunun bir eseri olarak, benimle kimseyi temas ettirmiyorlar. Güya, temas eden, birden bizden olur. Hatta büyük memurlar da çok çekiniyorlar ve bana sıkıntı verdirmekle kendilerini amirlerine sevdiriyorlar.
Said Nursî
Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Ben, gerçi sizinle sûreten görüşemiyorum; fakat, sizin yakınınızda ve beraber bir binada bulunduğumdan çok bahtiyarım ve müteşekkirim. Ve ihtiyarım olmadan, bazan lüzûmlu tedbirler ihtar edilir. Ezcümle: Birisi, yanımdaki koğuşa, masonlar tarafından hem yalancı, hem casus bir mahpus gönderilmiş. Tahrip kolay olmasından-husûsan böyle haylaz gençlerde-o herif bana çok sıkıntı vermesi ve o gençleri ifsad etmesi ile bildim ki, sizlerin irşad ve ıslahlarınıza karşı, zındıka ifsada, ahlakları bozmaya çalışıyor. Bu vaziyete karşı gayet ihtiyat ve mümkün olduğu kadar eski mahpuslardan gücenmemek ve gücendirmemek ve ikiliğe meydan vermemek ve îtidal-i dem ve tahammül etmek ve mümkün olduğu derecede bizim arkadaşlar, uhuvvetlerini ve tesanüdlerini tevazu ile ve mahviyetle ve terk-i enaniyetle takviye etmek gayet lazım ve zarûridir. Dünya işleriyle meşgul olmak beni incitiyor. Sizin dirayetinize îtimad edip zarûret olmadan bakamıyorum.
Said Nursî