ısrarla çağırıldığı Ankara’daki yeni idarenin yapmak istediği icraatlarla ilgili görüşlerini ve daha sonra gittiği Van’da iken şark vilayetlerinde T.C. hükümetine karşı başlatılan isyan hareketi hakkındaki görüşleri yer almaktadır. Dördüncü Bölüm ise, Van’dan Batı Anadolu’ya sürgün edilerek, Demokrat Partinin 1950’de iktidara gelmesi ile birlikte Risâle-i Nur ve îmân hizmeti üzerindeki baskıların bir derece hafifletilmesine kadar olan baskı, zulüm, tarassut, hapis ve sürgünle geçen muhalefetin susturulduğu tek parti-şeflik döneminde Bediüzzaman’ın siyasî görüşlerini içinde bulundurmaktadır. Şeflik idaresinin şekillendirdiği toplum yapısı içinde gösterilmesi gereken siyasî tavrı açıklıkla ortaya koyan Bediüzzaman, bu dönemde lehindeki bütün fırsatları değerlendirmeyerek, asayişe zarar verecek, toplum hayatının ahengini, istikrarını bozacak ihtilalci tavırlara niçin teşebbüs etmediğini Risâle-i Nur mesleğindeki ihlas ve şefkat hakikatlerinin ışığında izah etmektedir. Beşinci Bölüm ise, artık Risâle-i Nur’ların serbestçe neşredildiği, dindarlar ve dinî hayat üzerinde baskı ve zulümlerin azaldığı, şeâir-i İslâmiyenin ihya edilmeye başlandığı bir dönem olan Demokrat Parti’nin iktidar döneminde Bediüzzaman Hazretlerinin ve Nur Talebelerinin siyasî tavrını ortaya koymaktadır. Bu bölümde Bediüzzaman’ın neden Demokrat Partiyi desteklediğine, neden Demokratların vatan, millet ve Kur’ân namına iktidarda kalması gerektiğine, niçin din adına parti kurulmaması gerektiğine dair tesbitler yer almaktadır. Altıncı Bölüm ise, Bediüzzaman’ın muhtelif