Emirdağ Lâhikası Yirmi Yedinci Mektubun Lahikasının Zeyli

Benim şüphem kalmadı ki: ... sırrını taşıyan Hizb-i Nuriyenin on beş dakika zarfında bu hülasatü l-hülasası dahi aynı sırrı taşıyor. Arabi bilmeyenler, Ayetü l-Kübra nın mertebelerini güzelce anlasalar, bu Arabi parça tam anlaşılır. Arabi bilmeyen, birkaç defa ikisine baksa, tam anlayacak. Bunu ben yirmi dört saatte bir defa ya sabah namazının tesbihatında veya başka vakitte, en ziyade usandığım ve sıkıntı zamanında okuyorum. Bana ulvi bir inşirah verir, usancı izale eder. Ayetü l-Kübra ve Hizb-i Nuriyenin ahirinde yazılsa, münasip olur. Manidardır ki, Ayetü l-Kübra ve Risale-i Nur’un ekser hakikatleri, Ramazan da ve tesbihatında zuhuru gibi, bu Hülasatü l-Hülasa, aynen Ramazan da ve tesbihatta zuhur etti.
Salisen: Bugünlerde haber aldım ki, Heyet-i Vekile, benim nüfusumu Kastamonu dan alıp Emirdağına nakletmeye karar vermişler. Anlaşılıyor ki, Risale-i Nur a ve talebelerine ilişmeye bahane bulamıyorlar, yalnız ehemmiyetsiz şahsıma ehemmiyet veriyorlar, kayıtlar altına alıyorlar.
Ben de size bütün kuvvetimle temin ediyorum ki, ben ruh u canımla, onların, Risale-i Nur ve talebelerine ilişmeye bedel bana ilişmelerini iftiharla kabul ediyorum. Güya başka yerlerde birden bana iltihak ediyorlar ve men ine çare bulamıyorlar, fakat burada tam çare bulmuşlar zannedip böyle muamele oluyor. Siz hiç müteessir olmayınız. Benim bu vaziyetim, Risale-i Nur şakirtlerinin fütuhatlarına bir vesiledir. İnayet-i merhamet-i İlahiye, hakkımda ehl-i dünyanın haksızlıklarını büyük bir hayra çevirecek kanaatindeyim. Zaten mesleğimizde zaman, mekan sohbetimize mani olamaz. Şarkta, garpta, hatta ahirette, berzahta olsa da beraberiz. Mesela, berzahta Hafız Ali (r.h.) hergün manen yanımızdadır. Bu hakikate binaen, suri ayrılmaya, hatta ölüme ehemmiyet vermemeliyiz.
Rabian: Medrese-i Nuriye kahramanlarından marangoz Ahmed in bülbülü, gül fabrikasının mübarek gülcü katibinin bülbülünü tasdik etmesi pek latif olmuş. Zaten baharda umum kuşlar namına nebatat kafilelerinin erzak-ı hayvaniyeyi getirmelerine karşı bülbüller bir hatiptir ki, onları kuşlar namına alkışlıyor. Risale-i Nur’un kuşlar tarafından alakadarlıkları içinde, elbette yine başta bülbül görünmek lazım geliyor ki göründü.
Safranbolulu muhlis, metin kardeşimiz Mustafa Osman, "Buradaki kardeşlerime bir iki mektup gönderdim" diyor; mektupların cevabını alamadığından telaş etmiş. Etmesin. İhtiyata binaen ve Isparta vasıtasıyla muhabereye itimaden ona ayrı mektup yazılmamış; merak etmesinler. Kastamonulu kardeşlerimiz de telaş etmesinler. Nüfusumun buraya nakli, Kastamonu ve onlarla alakamı gevşetmez, bilakis daha kuvvetli beni onlarla bağlıyor. Ben, ekser vakitte hayalen ve manen kendimi Kastamonu nun mübarek dağlarında ve o kardeşlerimin yanında buluyorum.
• • •