giyilmesi, ubudiyetten istiğna ve küfre teşebbüh etmeye emarelerdir. Gizli olan o sıfat-ı küfriyenin yok olduğuna kat’iyetle hükmedilemediğinden, bu gibi emarelere göre hükmedilir.
Sual
: İnzar yapılmadıkça teklif nasıl yapılır?
Cevap
: İnzar yapılmadığı takdirde teklif de yapılmazsa, adem-i tecziyelerine bir hüccet olur. Zira, "Biz ne yapalım? Ne tebliğat yapıldı ve ne tekliften haberimiz var" diye mücazattan kurtuluşlarına bir medar olur.
Sual
: Cenab-ı Hakkın onların küfür ve temerrüdlerinden yaptığı ihbar, onların imana gelmelerini imtina derecesine çıkarıyor. Mümteni ve muhal birşey teklif edilir mi?
Cevap
: Cenab-ı Hakkın ihbarı, ilmi ve iradesi, sebepten kat-ı nazarla yalnız küfürlerine taalluk etmez. Ancak ihtiyarlarıyla küfürlerine birlikte taalluk eder. Bu ise ihtiyarlarını nefyetmez ki, teklif-i bilmuhal olsun. Bu bahsin tafsilatı gelecektir.
Sual
: İman etmeyeceklerini ifade eden
-1- ve emsali ayetlere, onları iman etmeye davet etmekten, adem-i imana iman çıkıyor. Bu ise, muhal-i aklidir.
Cevap
: Onlara teklif edilen iman, icmalidir, tafsili değildir. "Herbir ayete, herbir hükme ayrı ayrı, birer birer iman ediniz" diye teklif yapılmıyor ki bu mahzur lazım gelsin. Sonra, küfürlerini siga-i mazi ile zikretmek, Hakkın izhar ve ispatından evvel onların, küfrü kucaklayıp kabul etmelerine işarettir. Bunun içindir ki, onlara karşı inzarın adem-i inzar gibi faydasız kaldığına,
-2- kelimesiyle işaret yapılmıştır. Sonra, fevkaniyeti ifade eden
-3- deki
-4- onların yüzleri yere yapışmış gibi, başlarını kaldırıp amirlerinin sözünü dinleyemediklerine işarettir. Ve keza manaya bir zarar ve bir halel iras etmeyen ve terkine tercih edilen
’in zikri, Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselama nazaran, inzarın, adem-i inzar gibi olmadığına işarettir. Zira inzarda ecir ve sevap vardır.
-5- cümlesindeki hemze ile
müsavatı ifade ettiğinden
kelimesine tekittir. Yahut
kelimesinden müsavatın
1 İman etmezler.
3 Onlar üzerine.