Ve keza
-1- zaman-ı maziyi ifade ettiği cihetle, sanki zihinleri, geçmiş zamanların silsilesine götürür veya o silsileyi bu zamana getirir, ihzar eder ki, zihinler, o zamanlarda vukua gelmiş olan hadiseleri görsünler.
: Bu tabir, melaikenin aleyhine bir hüccet ve bir delildir. Yani, "Allah seni terbiye etmiştir, hadd-i kemale eriştirmiştir ve seni beşere mürşid kılmıştır ki, fesatlarını izale edesin. Demek, nev-i beşerin en büyük hasenesi sensin ki, onların mefsedetlerini setrediyorsun."
-2- : Cenab-ı Hakkın müşavere şeklinde melaike ile yaptığı muhavere, melaikenin beşer ile fazla bir irtibat ve alaka ve münasebetleri olduğuna işarettir. Çünkü melaikenin bir kısmı insanları hıfzediyor, bir kısmı kitabet işlerini görüyor. Demek insanlarla alakaları ziyade olduğundan, insanların ahvaline ehemmiyet veriyorlar.
-3- melaikenin,
-4- ile yaptıkları istifhamdan anlaşılan tereddütlerini reddetmekle, meselenin azamet ve ehemmiyetine işarettir.
: Burada
mütekellim-i vahde ile,
-5- ’da mütekellim-i maalgayr zamirinin zikirlerinden şöyle bir işaret çıkıyor ki: Cenab-ı Hakkın halk ve icad fiilinde vasıtanın bulunmadığına, kelam ve hitabında vasıtaların bulunduğuna işarettir. Bu nükteye delalet eden başka ayetler de vardır. Ezcümle,
-6- ayet-i kerimesinde azamete delalet eden
zamir-i cem’i, vahiyde vasıtanın bulunduğuna işaret olduğu gibi,
-7- ’de müfred hükmünde olan Lafza-i Celal, manaları ilham etmekte vasıtanın bulunmadığına işarettir.
1 Hani.
2 Meleklere.
3 Muhakkak ki Ben...
4 Yaratacak mısın?
5 Hani biz demiştik...
6 Muhakkak ki Biz, Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye Kur’an’ı sana hak ile indirdik. (Nisa Suresi: 105.)
7 Allahın gösterdiği şekilde.