İşârâtü'l-İ'câz Bakara Sûresinin otuzuncu âyetinin tefsiri

1. Beşerdeki maslahatlar ve beşerin hayr-ı kesire nisbeten mefsedetleri, şerr-i kalildir; şerr-i kalil için hayr-ı kesiri terk etmek, hikmete muhalifdir.
2. Beşerin hilafete olan sırr-ı liyakati, melaikece meçhul, Halıkça malumdur.
3. Beşerin onlara tercih hakkını veren hikmet, melaikece meçhuldür.
4. ’nin ifade ettiği tahkik, bazen sarih hükme değil, cümlenin bir kaydından istifade edilen zımni bir hükme raci olur. Burada ’nin tahkiki, -1- kaydından istifade edilen hükm-ü zımniye racidir. Yani, "Sizler, muhakkak bilmiyorsunuz." Ve keza Allah’ın ilmi lazım, beşerin vücudu melzumdur. Bu cümlede ilm-i İlahinin vücuduna delalet eden -2- ’den, beşerin vücuda geleceği tebarüz eder. Çünkü ’nün delaletine göre, ilm-i İlahi taalluk ve tahakkuk etmiştir. Öyleyse beşerin vücudu herhalde olacaktır.
Melaikeye verilen o icmali cevabın tahkiki hakkında -3- ayetinden şöyle bir izahat alınabilir ki:
Cenab-ı Hakkın ef’ali, hikmetlerden, maslahatlardan hali değildir. Öyleyse mevcudat, halkın malumatında münhasır değildir. Öyleyse melaikenin adem-i ilimleri, beşerin adem-i vücuduna delil olamaz. Ve keza, Cenab-ı Hak, hayr-ı mahz olarak melaikeyi yaratmıştır, şerr-i mahz olarak da şeytanı yaratmıştır, hayır ve şerden mahrum olarak behaim ve hayvanatı halk etmiştir. Hikmetin iktizasına göre, hayır ve şerre kadir ve cami olarak dördüncü kısmı teşkil eden beşerin yaratılması da lazımdır ki, beşerin şeheviye ve gadabiye kuvvetleri kuvve-i akliyesine münkad ve mağlup olursa, beşer, mücahedesinden dolayı melaikeye tefevvuk eder. Aksi halde, hayvanattan daha aşağı olur; çünkü özrü yoktur.
• • •

1 Bilmiyorsunuz. B

2 Biliyorsunuz.

3 Şüphesiz Allah alim ve hakimdir.