Yedinci Menba ise; şu altı menbadan çıkan envar-ı sitte, birden eder imtizaç. Ondan çıkar bir hüsün, bundan gelir bir hads, vasıta-i nurani.
Şundan çıkan bir zevktir; zevk-i icaz bilinir, tabirine lisanımız yetişmez. Fikir dahi kasırdır; görünür de, tutulmaz, o nücum-u asumani.
On üç asır müddette meylüt-tehaddi varmış Kuranın adasında; şevk-i taklit uyanmış Kuranın ahbabında. İşte icazın bir bürhanı.
Şu iki meyl-i şeditle yazılmıştır; meydanda. Milyonlarla kütüb-ü Arabiye, gelmiştir kütüphane-i vücuda. Onlar ile tenzili, düşerse bir mizanı.
Muvazene edilse, değil dana-i bimüdani, hatta en ami adam, göz kulakla diyecek:
"Bunlar ise insani, şu ise asumani."
Hem de hükmedecek: "Şu, bunlara benzemez; rütbesinde olamaz. Öyle ise, ya umumdan aşağı; bu ise, bilbedahe malum olmuş butlanı."
Öyle ise, umumun fevkındedir, mazmunları o kadar zamanda; kapı açık beşere vakfedilmiş; kendine davet etmiş ervahıyla ezhanı.
Beşer onda tasarruf, kendine de mal etmiş. Onun mazmunları ile yine Kurana karşı çıkmamış, hiçbir zaman çıkamaz; geçti zaman-ı imtihanı.
Sair kitaplara benzemez, onlara makis olmaz; zira yirmi sene zarfında müneccemen hacetlere nisbeten nüzulü; müteferrik mütekatı, bir hikmet-i Rabbani.
Esbab-ı nüzulü muhtelif, mütebayin. Bir maddede esile mütekerrir, mütefavit; hadisat-ı ahkamı müteaddit, mütegayyir. Muhtelif, mütefank nüzulünün ezmanı.
Halat-ı telakkisi mütenevvi, mütehalif; aksam-ı muhatabı müteaddit, mütebaid. Gayat-ı irşadında mütederric, mütefavit. Şu esaslara müstenid binai, hem beyani;
Cevabi hem hitabi. Bununla da beraber, selaset ve selamet, tenasüb ve tesanüd kemalini göstermiş; işte onun şahidi: Fenn-i beyan-ı maani.
Kuranda bir hassa var; başka kelamda yoktur. Bir kelamı işitsen, asıl sahib-i kelamı arkasında görürsün, ya içinde bulursun. Üslup, ayine-i insani.
Ey sail-i misali! Sen ki icaz istedin; ben de işaret ettim. Eğer tafsil istersen, haddimin haricinde. Sinek seyretmez asumanı.
Zira o kırk enva-ı icazından yalnız bir tekini, ki cezalet-i nazmıdır; İşaratül- İcazda sığışmadı tibyanı.
Yüz sahife tefsirim ona kafı gelmedi. Senin gibi riıhani ilhamlan ziyade; ben istiyorum senden tafsil ile beyanı!