R
N
Risale-i Nur
Külliyatı
Menü aç-kapat
Sikke-i Tasdîk-i Gaybî
— Şâyân-ı Hayret Bir Tefeül ve Mühim Bir İhbar-ı Gaybi
Risale-i Nur Külliyatı
Sikke-i Tasdîk-i Gaybî
Sayfa 126
Önceki
Sonraki
ŞAYAN-I HAYRET BİR TEFEÜL ve MÜHİM BİR İHBAR-I GAYBÎ
Sabri, Süleyman, Bekir, Galip ve Tevfik’in fıkrasıdır. Hem Hüsrev, Hâfız Ali ve Refet ve âsım’ın ve Kuleönünden Mustafa’ların fıkrasıdır.
Lâtif ve müjdeli bir tefe’ül
Üstad, Galip ve Süleyman, Ümmî Sinan Divanında mesleğimize ve Sözlere dair tefe’ül edildi, şu beyitler çıktı. Baktık, "Sözler" lâfzı, bütün divanında yalnız bu kafiyelerde görünüyor. Demek Sözler "hak söz," hem "nur söz" oluyor.
Derim ki yardımcım Allah,
Şefaatçım Resulullah.
Ki bürhanım kitabullah,
Budur bendeki hak söz.
Senin kapında kul çoktur,
Hesabı, haddi hiç yoktur.
Ve lâkin bir dahi yoktur.
Sinan-ı Ümmî gibi nur söz.
¨ ¨ ¨
MÜHİM BİR İHBAR-İ GAYBÎ
Şeyh-i Geylânî’nin kendinden sekiz yüz sene sonra
gayb-âşinâ gözüyle haber verdiği bir hâdise-i Kur’âniyedir.
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hizmetindeki kudsiyete, kerametkârane sekiz yüz küsur sene evvel "Gavs-ı âzam" ünvanıyla bihakkın iştihar eden Kutb-u âzam Şeyh-i Geylânî,
fıkrasıyla başlayan kasidesinin âhirinde, Mecmuatü’l-Ahzâb’ın birinci cildinin beş yüz altmış ikinci sayfasında, beş satırla, şu zamanda hizmet-i Kur’âniyedeki heyete ve başında bulunan Üstadımıza beş vecihle bakıyor ve gösteriyor. İşte o beş satır şudur: