-1-
Tevhidin İki Bürhan-ı Muazzamı
Şu kâinat tamamıyla bir bürhan-ı muazzamdır. Lisân-ı gayb, şehâdetle müsebbihtir, muvahhiddir. Evet, tevhid-i Rahmân’la, büyük bir sesle zâkirdir ki:
-2-.
Bütün zerrât-ı hüceyrâtı, bütün erkân ve âzâsı birer lisân-ı zâkirdir; o büyük sesle beraber der ki:
.
O dillerde tenevvü’ var, o seslerde merâtib var. Fakat, bir noktada toplar onun zikri, onun savtı ki:
.
Bu bir lisân-ı ekberdir; büyük sesle eder zikri. Bütün eczâsı, zerrâtı, küçücük sesleriyle, o bülend sesle beraber der ki:
.
Şu âlem halka-i zikri içinde okuyor aşrı, şu Kur’ân maşrık-ı nuru. Bütün zîruh eder fikri ki:
.
Bu Furkan-ı Celîlü’ş-Şan, o tevhide nâtık bürhan; bütün âyât sâdık lisân, şuââtı bârika-i imân. Beraber der ki:
.
Kulağı ger yapıştırsan şu Furkan’ın sînesine, derinden tâ derine sarîhan işitirsin; semâvî bir sadâ der ki:
1 Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd, Peygamberlerin Efendisi olan zata ve onun bütün Al ve Ashabına salat olsun.
2 Ondan başka ilah yoktur.