Sözler Lemeat

Sebep sırf zâhirîdir
İzzet-i azamet ister ki, esbâb-ı tabiî perdedâr-ı dest-i kudret ola aklın nazarında.
Tevhid ve Celâl ister ki, esbâb-ı tabiî dâmenkeş-i tesir-i hakiki ola
Hâşiye kudret eserinde.

Vücud, âlem-i cismanîde münhasır değil
Vücudun hasra gelmez muhtelif envaını, münhasır olmaz, sıkışmaz şu şehâdet âleminde.
âlem-i cismanî bir tenteneli perde gibi, şûlefeşan gaybî avâlim üzerinde.

Kalem-i kudrette ittihad, tevhidi ilân eder
Eser-i itkan-ı san’at, fıtratın her köşesinde, bilbedâhe reddeder esbâbının icâdını.
Nakş-ı kilkî, ayn-ı kudret; hilkatin her noktasında bizzarure reddeder vesâitin vücudunu.

Bir şey herşeysiz olmaz
Kâinatta serbeser sırr-ı tesânüd müstetir, hem münteşir. Hem cevânibde tecâvüb, hem teâvün gösterir.
Ki, yalnız bir Kudret-i âlemşümûldür yaptırır, zerreyi her nisbetiyle halk edip yerleştirir.
Kitâb-ı âlemin her satırıyla her harfi hayy; ihtiyaç sevk ediyor, tanıştırır.
Her nereden gelirse gelsin, nidâ-i hâcete lebbeykzendir; sırr-ı tevhid nâmına etrafı görüştürür.
Zîhayat her harfi, herbir cümleye müteveccih birer yüzü, hem de nâzır birer gözü baktırır.

Hâşiye
Hakiki tesirden elini çeksin, icada karışmasın demektir.