İşte ey bedbaht ehl-i dalâlet! Bak, dalâlet yolu ne kadar karanlıklı ve elemli. Ne zorun var ki, oradan gidiyorsun? Hem bak, imân ve tevhid yolu ne kadar kolay ve safâlı! Oraya gir, kurtul.
On İkinci Pencere
-1-
sırrınca, umum eşyada, hususan zîhayat masnu’larda, hikmetli bir kalıptan çıkmış gibi, herşeye bir miktar-ı muntazam ve bir sûret hikmetle verildiği; ve o sûret ve o miktarda maslahatlar ve faydalar için eğri büğrü hududlar bulunması; hem, müddet-i hayatlarında değiştirdikleri sûret-i libasları ve miktarları, yine hikmetlere, maslahatlara muvâfık bir tarzda mukadderât-ı hayatiyeden terkib edilen mânevî ve muntazam birer sûret, birer miktar bulunması bilbedâhe gösterir ki; bir Kadîr-i Zülcelâlin ve bir Hakîm-i Zülkemâlin kader dairesinde sûretleri ve biçimleri tertip edilen ve kudretin destgâhında vücutları verilen o hadsiz masnuât, o Zâtın vücûb-u vücuduna delâlet ve vahdetine ve kemâl-i kudretine hadsiz lisân ile şahâdet ederler.
Sen kendi cismine ve âzâlarına ve onlardaki eğri büğrü yerlerin meyvelerine ve faydalarına bak, kemâl-i hikmet içinde kemâl-i kudreti gör.
On Üçüncü Pencere
-2- sırrınca, her şey lisân-ı mahsusu ile Halıkını yâd eder, takdîs eder.
Evet, bütün mevcudâtın lisân-ı hal ve kàl ile ettiği tesbihât, bir tek Zât-ı Mukaddesin vücudunu gösteriyor. Evet fıtratın şehâdeti reddedilmez. Delâlet-i hal ise, hususan çok cihetlerle gelse, şüphe getirmez.
Bak, hadsiz fıtrî şehâdeti tazammun eden ve nihayetsiz tarzlarda lisân-ı hal ile delâlet eden ve mütedâhil daireler gibi bir tek merkeze bakan şu mevcudâtın muntazam sûretleri, her biri birer dildir; ve mevzun heyetleri, her biri birer lisân-ı şehâdettir; ve mükemmel hayatları, herbiri birer lisân-ı tesbihtir ki, Yirmi Dördüncü Sözde katî ispat edildiği gibi, o bütün diller ile pek zâhir bir sûrette tesbihâtları ve tahiyyâtları ve birtek mukaddes zâta şehâdetleri, ziyâ güneşi gösterdiği gibi, birtek Zât-ı Vâcibü’l-Vücudu gösterir ve kemâl-i ulûhiyetine delâlet eder.
1 Her şeyden yüce olan Rabbinin ismini tesbih et. • O Rabbin ki, herşeyi yaratıp düzene koymuştur. • O Rabbin ki, her şeye lâyık bir şekil ve ölçü tâyin etmiş ve onu yaratılış gàyesine yöneltmiştir. (A’lâ Sûresi: 1-3)
2 Hiçbir şey yoktur ki, Onu övüp, Onu tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi: 44.)