Elcevap: Bu alâkasızlık ve içtinâbın en ehemmiyetli sebebi, mesleğimizin esâsı olan ihlâs bizi menediyor. Çünkü, bu gaflet zamanında, husûsan tarafgirâne mefkûreler sahibi, herşeyi kendi mesleğine âlet ederek, hattâ dînini ve uhrevî harekâtını da o dünyevî mesleğe bir nevî âlet hükmüne getiriyor. Halbuki, hakaik-ı îmâniye ve hizmet-i Nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbir şeye âlet olamaz; rızâ-i Ilâhîden başka bir gayesi olamaz. Halbuki, şimdiki cereyanların tarafgirâne çarpışmaları hengâmında bu sırr-ı ihlâsı muhâfaza etmek, dînini dünyaya âlet etmemek müşkülleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inâyet ve tevfîk-ı Ilâhiyeye dayanmaktır.
Içtinâbımızın çok sebeplerinden bir sebebi de, Risâle-i Nur’un dört esâsından birisi olan şefkat etmek, zulüm ve zarar etmemektir. Çünkü,
-1- yani; "Birisinin hatâsıyla, başkası veya akrabası hatâkâr olmaz, cezaya müstehak olmaz" olan düstur-u irâde-i Ilâhiyeye karşı, bu zamanda,
-2- sırrıyla, şedid bir zulüm ile mukabele eder; tarafgirlik hissiyle, bir câninin hatâsıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adâvet eder, elinden gelse zulmeder; elinde hüküm varsa, bir adamın hatâsıyla, bir köye bomba atar. Halbuki, bir mâsumun hakkı, yüz câni için fedâ edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz mâsumu birkaç câni için zararlara sokar. Meselâ, hatâlı bir adama müteallik, bîçare ihtiyar vâlide ve pederi ve mâsum çoluk çocukları ezmek, perişan etmek, tarafgirâne adâvet etmek, şefkatin esâsına zıttır. Müslümanlar içinde, tarafgirâne cereyanlar yüzünden, böyle mâsumlar zulümden kurtulamıyorlar. Husûsan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir. Cihad, dînî de olsa, kâfirlerin çoluk çocuklarının vaziyetleri aynıdır. Ganîmet olabilir, Müslümanlar onlan kendi mülküne dahil edebilir. Fakat, Islâm dairesinde birisi dinsiz olsa, çoluk çocuğuna hiçbir cihetle temellük edilmez, hukùkuna müdâhale edilmez. Çünkü, o mâsumlar, Islâmiyet râbıtasıyla, dinsiz pederine değil, belki Islâmiyetle ve cemaat-i Islâmiye ile bağlıdır. Fakat, kâfirin çocukları, gerçi ehl-i necâttırlar; fakat, hukukta, hayatta pederlerine tâbî ve alâkadar olmasından, cihad darbesinde o mâsumlar memlûk ve esir olabilirler.
Umum kardeşlerime birer birer selâm ve kârı binler olan Leyle-i Mîrâcınızı tebrik éderim: Merhum Hacı Ibrahim’in, Re’fet Bey gibi müteallıkatlarına benim tarafımdan tâziye edip, deyiniz ki: "O merhum, Risâle-i Nur Talebeleri dairesi içindedir, dâimâ onlara olan duâlara mazhardır. Biz de husûsi ona duâ ederiz."
Said Nursî
1 Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. (Fatır Suresi:18.)
2 Muhakkak o çok çok zalim ve çok çok câhildir. (Ahzâb Sûresi: 72.)