adliyeleriniz resmen îtiraf ettiği bir zararsız adam; hem, âhiretine ve ihlâsına zarar gelmemek için şiddetle teveccüh-ü âmmeden kaçan ve kardeşlerinin onun hakkındaki hüsn-ü zanlarından ve medihlerinden çekinen, beğenmeyen bu bîçare Said’e başta dâhiliye vekili olan sen, Afyon vâlisini ve Emirdağ zâbıtasını musallat edip, hergün bir ay haps-i münferid azâbını çektirmek ve tecrid-i mutlak içinde tek başıyla bir haps-i münferidde durmaya mecbur etmeye, hangi maslahatınız iktizâ eder? Hangi kanun bu dehşetli gadre müsaade eder diye, hukùk-u umûmiyeyi muhâfaza eden adliyenin yüksek dairesi vâsıtasıyla dahiliye vekiline beyân ediyorum.
Zulmen bütün hukùk-u medeniyeden ve
insâniyeden ve yaşamak
hakkından mahrum edilen
Said Nursî
Eski Dahiliye Vekili, şimdi parti âtib-i umûmisi Hilmi Bey,
Evvela:
Yirmi sene zarfında, birtek istidâ, Dahiliye Vekili iken saıia yazdım; fakat, yirmi senelik kaidemi bozmadım, vermedim. Hem eski dahiliye vekili, hem şimdi kâtib-i umûmi sıfatlarıyla seninle konuşacağım. Yirmi sene, hükûmetle konuşmayan, tek bir defa hükûmet hesâbına hükûmetin büyük bir rüknü ile konuşan adam, on saat kadar söylese azdır. Onun için siz benimle konuşmayı bir iki saat müsaade ediniz.
Sâniyen:
Şimdi partinin kâtib-i umûmisi îtibâriyle size bir hakîkati beyân etmeye kendimi mecbur biliyorum. Hakîkat da şudur:
Senin kâtib-i umûmi olduğun Halk Fırkasının millet karşısında gayet ehemmiyetli bir vazifesi var; o da şudur:
Bin seneden beri, âlem-i Islâmiyeti kahramanlığı ile memnun eden ve vahdet-i Islâmiyeyi muhâfaza eden ve âlem-i beşeriyetin küfr-ü mutlaktan ve dalâletten şanlı bir sûrette kurtulmasına büyük bir vesîle olan Türk milleti ve Türkleşmiş olanların din kardeşleri, eğer şimdi, eski zaman gibi, kahramancasına Kur’ân’a ve hakaik-ı îmâna sahip çıkmazsanız ve doğrudan doğruya hakaik-ı Kur’âniye ve îmâniyeyi tervîce çalışmazsanız, size katiyen haber veriyorum ve katî hüccetlerle ispat ederim ki, âlem-i Islâmın muhabbet ve uhuvveti yerine, dehşetli bir nefret vé kahraman kardeşi ve kumandanı olan Türk milletine bir adâvet ve şimdi âlem-i Islâmı mahva çalışan küfr-ü mutlak altındaki anarşîliğe mağlûp olup, âlem-i Islâmın kal’ası ve şanlı ordusu olan bu Türk milletinin parça parça olmasına ve şark-ı şimâlîden çıkan dehşetli ejderhanın istilâ etmesine sebebiyet verecek.