Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı

hem kalbi, hem rûhu, hattâ hissiyâtı tam tenvir edecek ve ilâçlarını verecek bir tarzda hazîne-i Kur’âniyenin dellâllığını yapan ve ondan başka mehaz ve mercii olmayan bir mu’cize-i mâneviyesi bulunan Risâle-i Nur o vazifeyi yapıyor ve aleyhinde dehşetli propagandalar ve gayet muannid zındıklara tam galebe çalmış ve dalâletin en kalın ve boğucu ve geniş daire-i âfâkında ve fennin en geniş perdelerinde Asâ-yı Mûsâ’daki Meyvenin Altıncı Meselesi ve Birinci ve Ikinci, Üçüncü ve Sekizinci Hüccetleriyle gayet parlak bir tarzda gafleti dağıtıp nûr-u Tevhîdi göstermiş; elbette bizlere lâzım ve millete elzemdir ki, şimdi resmen izin verilen din tedrisâtı için husûsi dershâneler açılmasına ve izin verilmesine binâen, Nur Şâkirtleri, mümkün olduğu kadar her yerde küçücük bir dershâne-i Nuriye açmak lâzımdır. Gerçi herkes kendi kendine bir derece istifade eder, fakat herkes herbir meselesini tam anlamaz. Hem îman hakîkatlerinin izâhı olduğu için, hem ilim, hem Mârifetullah, hem ibâdettir.
Eski medreselerde beş on seneye mukabil, inşaallah Nur medreseleri, beş on haftada aynı neticeyi temin edecek; ve yirmi senedir ediyor. Ve hem hükûmet ve millet ve vatan, hem hayat-ı dünyeviyesine ve siyasiyesine ve uhreviyesine pekçok fâidesi bulunan bu Kur’ân lemeâtlarına ve dellâlı bulunan Risâle-i Nur’a değil ilişmek, tamamıyla tervîc ve neşrine çalışmaları elzemdir ki, geçen dehşetli günahlara keffâret ve gelecek müthiş belâlara ve anarşistliğe bir sed olabilsin.
Kardeşlerim,
Merak etmeyiniz ve Nurun fevkalâde perde altındaki fütuhâtına kanaat ediniz. Şimdiye kadar hiçbir eserin böyle ağır şerâit altında bu derece tesirli intişânnı tarih göstermiyor. Hem, tam serbestiyet verilmemesinin sebebi ve hikmeti: Nurların fevkalâde’kuvvetinden korkuyorlar; belki, "Sarsıntı verecek" diye, tam takdir ve kabul etmek ile beraber, şimdilik resmen intişârından telâş ettiklerini diyânet reisi büyük reisle görüşmesinde haber alınmış. Eski gibi hücum yok, belki musâlâha istiyorlar. Fakat, Nurlar lehinde kuvvetli cereyanlar, inşaalah o telâşı, iştiyakla resmen neşrine çevirecek.
Hem çok enâniyetliler, eserlerini tervîc etmek için, Nurların meydana çıkmalarına, kıskanmak damarıyla, taraftar olmuyorlar.
Sâlisen: Risâle-i Nur, hacılarla hariç âlem-i Islâma yayılıyor, kendi kendini lâyık ellere yetiştiriyor. Ve Şam’a el yazısıyla gönderdiğimiz Asâ-yı Mûsâ ve Zülfikarı heyet-i ilmiye on beş gün tetkik etmiş; tam takdir etmelerine alâmet olarak demişler: "Biz bunu mecmualar halinde kısım kısım tâb’ edelim. Hem, bunu birden tâb’ etmeye çok para lâzım."
Said Nursî