Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı


Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Evvelâ: Size hem acîb, hem elîm, hem latîf bir mâcerâ-i hayatımı ve düşmanlarımın hem şenî, hem bin ihtimalden birtek ihtimal ile hiçbir şeytan hiçbir kimseyi kandıramadığı bir iftiralarını ve Nura karşı istimâl edilecek hiçbir silâhları kalmadığını beyân etmeye bir münâsebet geldi. Şöyle ki:
Tarihçe-i hayatımı bilenlere mâlûmdur; elli beş sene evvel, ben yirmi yaşlarında iken, Bitlis’te merhum vali Ömer Paşa hânesinde, iki sene, onun ısrârıyla ve ilme ziyâde hürmetiyle kaldım. Onun altı adet kızları vardı: üçü küçük, üçü büyük. Ben, üç büyükleri, iki sene beraber bir hânede kaldığımız halde, birbirinden tefrik edip tanımıyordum. O derece dikkat etmiyordum ki, bileyim. Hattâ bir âlim misâfirim yanıma geldi, iki günde onları birbirinden fark etti, tanıdı. Herkes bendeki hale hayret ederek, bana sordular:
"Neden bakmıyorsun?"
Derdim:
"Ilmin izzetini muhâfaza etmek, beni baktırmıyor."
Hem, kırk sene evvel, Istanbul’da Kâğıthâne şenliğinin yevm-i mahsûsunda ,
Köprüden tâ Kâğıthâne’ye kadar Haliç’in iki tarafında binler açık saçık Rum ve Ermeni ve Istanbullu karı ve kızlar dizildikleri sırada, ben ve merhum mebus Molla Seyyid Tâhâ ve mebus Hacı Ilyas ile beraber bir kayığa bindik; o kadınların yanlarından geçiyorduk. Benim hiç haberim yoktu. Halbuki, Molla Tâhâ ve Hacı Ilyas, beni tecrübeye karar verdikleri ve nöbetle beni tarassud ettiklerini bir saat seyahat sonunda îtiraf edip, dediler:
"Senin bu haline hayret ettik, hiç bakmadın."
Dedim:
"Lüzûmsuz, geçici, günahlı zevklerin âkıbeti elemler, teessüfler olmasından istemiyorum."
Hem, bütün tarih-i hayatımda hediyeleri kabul etmek ve minnet altına girip halkın sadaka ve ihsanlarını almaktan çekindiğimi, benimle akradaşlık edenler bilirler. Nurların ve hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyenin şerefini ve selâmetini himâye etmek için, dünyanın maddî ve içtimâî ve siyasî bütün ezvâkını ve merâkını terk ettiğim ve îdam gibi ehl-i garazın bütün tehditlerine beş para ehemmiyet vermediğim, yirmi sene işkenceli esâretimdeki iki dehşetli hapislerimde ve mahkemelerimde katî göründü.