Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı


Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Siz hiç merak etmeyiniz! Bu yirmi sene yüzer tecıübe ile, inâyet-i Ilâhiye bizi himâye ettiği ve dehşetli zulümlerden kurtardığı gibi, bu yeni, mânâsız ve bütün bütün kanunsuz, dehşetli, gaddarâne zulümden bizi kurtaracağına katî kanaat etmeliyiz. Şâyet bir parça sıkıntı, zahmet, zarar da görsek, binler derece o zahmetten ziyâde rahmet ve ihsân-ı Ilâhiyeye ve sevâba mazhar olmakla beraber, pekçok bîçare ehl-i îmânın îmanlarına başka bir tarzda, bir kudsî hizmet hükmüne geçtiğini rahmet-i Ilâhiyeden pek kuvvetli ümit ediyoruz. Bu hâdisenin on vecihle kanunsuz olduğunu beyân ediyorum.
Birincisi: Üç mahkeme ve üç ehl-i vukùfun ve Ankara’nın yedi makamâtının ve adliyelerin elinde iki sene Risâle-i Nur tetkik ile nazardan geçtiği halde, ittifakla hiçbir muhâlif kalmadan hem umum risâlelerin berâetine, hem Said’le beraber yetmiş beş arkadaşıyla birlikte berâet edildiği ve bir gün bile ceza verilmediği halde, yeniden evrak-ı muzırra gibi onlara el uzatmak ne derece kanunsuzdur; zerre kadar insafı olan bilir.
Ikincisi: Dersiniz ki, "Berâetten sonra üç buçuk sene Emirdağ’da münzevî, garip, kapısını hem dışarıdan kilit, hem içeriden sürgü ile kapayan ve yüzde bir adamı zarûri bir iş olmasa yanına kabul etmeyen ve yirmi seneden beri devam eden telifini de bırakıp daha telif etmeyen bir adama, dünya siyaseti için kapısının kilidini kırarak, yanına gelip Arabî evrâdından, ve başındaki bir-iki levha-i îmâniyeden başka taharrîciler birşey bulamadıkları halde bu eziyetin ne derece hilâf-ı kanun olduğunu zerre kadar aklı bulunan anlar.
Üçüncüsü: Mahkemece yetmiş şâhidin tasdîkıyla yedi sene Ikinci Harb-i Umûmiyi bilmeyen ve merak edip, sormayan-ki, şimdi on senedir aynı o halde bulunan-ve yirmi beş seneden beri hiçbir gazeteyi okumayan ve dinlemeyen ve otuz seneden beri deyip, siyasetten bütün kuvvetiyle kaçan ve yirmi iki sene işkenceli sıkıntılar çektiği halde ehl-i siyasetin nazar-ı dikkatini kendine celb etınemek ve siyasete kanşmamak için bir defa istirahati için hükûmete mürâcaat etmeyen bir adama dehşetli bir siyasî gibi (siyasî entrikacısı gibi) onun menzilini ve inzivâgâhını basıp, hasta halinde emsâlsiz bir sıkıntı rûhuna vermek, hiçbir kanuna muvâfık gelir mi? Zerre kadar vicdânı bulunan bu hale acıyacak.