Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı

gurbeti, kimsesizliği tercih edip-tâ ki dünya ve hayat-ı içtimâiyeye ve siyasete temas etmesin-ve çok sevaplı olan camideki cemaatin hayrını bırakıp, odasında yalnız oturmasını tercih eden, yani halkın hürmetinden çekinmek gibi bir hâlet-i rûhiyeyi taşıyan ve yirmi sene hayatının şehâdetiyle ve yüz binler kıymettar Türk zâtların tasdîkıyla, bir dindar müttakî Türkü, lâkayd çok Kürdlere tercih eden hattâ mahkemede Hâfız Ali gibi kuvvetli îmânı bulunan Türk kardeşlerini yüz Kürde değiştirmediğini ispat eden ve hürmet ve ihtiram görmemek için zarûret olmadan halklarla görüşmeyen ve camie gitmeyen ve kırk seneden beri bütün kuvvetiyle ve âsârıyla Islâmiyetin uhuvvetine ve Müslümanların biribirine muhabbetine çalışan ve şedid düşmanına karşı menfì hareket etmeyen ve hattâ onunla meşgul olmayarak, bedduâyı dahi etmeyen bir adam hakkında, resmî lisanla ihânet için bir propaganda yapmak, dostlarını ürkütmek için, "O Kürddür, siz Türksünüz; o Şâfiîdir, siz Hanefîsiniz" deyip halkları ürkütüp, ondan çekindirmeye hangi maslahat, hangi kanun müsaade eder.
Dokuzuncusu : Çok mühimdir, kuvvetlidir; fakat, siyasete teması için, sükût ediyorum.
Onuncusu: Bu da hiçbir kanun müsaade etmediği ve hiçbir maslahat bulunmadığı halde, sırf mânâsız evhamdan ve bir habbeyi kubbeler yapmaktan ibâret hiçbir kanuna girmeyen bir taarruzdur. Buna da mesleğimizce bakamadığımız siyasete temas etmemek için sükût ederek böylece on vecihle kanunsuz muâmelelere karşı yalnız deriz.
Said Nursî

Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Evvela: Nurun ehemmiyetli mecmualarını Mekke-i Mükerreme’ye götürüp, gayet büyük bir Hindli âlim Ahmed Ali Şimşirî’ye teslim edip, hem Hindçeye tercüme etmeye ve hem de Hind’e göndermeye teminât alan Nurun ehemmiyetli kahramanlarından kardeşimiz Hâfız Mustafa’ya binler bârekallah ve mâşâallah ve es’ adekallah deriz. Medresetü’ z-Zehra, Mekke-i Mükerreme’ deki o büyük zâtla muhâbere etsin.

Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Al-i İmran Sûresi:173.)