Sâniyen: Bu defaki hâdisede, bir habbeyi, evham yüzünden çok kubbeler yaptıklarını öğrendik. Bir emâresi de şudur: Dahiliye Vekilinin emriyle, gece içinde Afyon valisi, emniyet müdürüyle buraya gelip, gecede menzilimi basmak istemişler; müdde-i umûmi muvâfakat etmediğinden sabaha kadar bekleyip, en ziyâde aleyhimizde bulunan iki adamı tâyin edip, kilidimi kırıp füc’eten baskın vermeleri, hem aynı gün
faytonla çıktığım vakit, burada emsâli vukù bulmayan bir şekilde beş tayyâre pek aşağıda uçup, benim faytonumu bildikleri için etrâfımda iki-üç defa dönmeleri, ikinci gün başka bir tarafa, çok görünmeyen gizli bir dere tarafına faytonla giderken, aşağıda uçan beş tayyârenin birşey arıyor gibi döndüklerini gördük; anladık ki, bizi arıyorlar.
Yine, aynen evvelki gün gibi o beş tayyâre, etrafımızda kasaba üstünde gezip, odamıza girdiğimiz zaman onların da gitmeleri kuvvetli bir emâredir ki, bir habbe yüz kubbe yapılmış. Burada, böyle mânâsız evham yüzünden bana eziyet verilmesi ve Medresetü’z-Zehranın kahramanlarına, buraya nisbeten, bu üç senede, on dereceden yalnız bir derece eziyet verilmek cihetiyle, Isparta hükûmetine ve adliyesine teşekkürümü ve minnettarlığımı ve onların verdiği eziyetleri de helâl ettiğimi bildirirsiniz.
Said Nursî
Evet buradaki Nur Şâkirtleri nâmına tasdik ediyoruz; hâdise aynen vukù buldu.
Terzi Mustafa(Evet) İsmail(Evet) Mustafa(Evet) Hizmetkârı Nuri(Evet) Hayri(Evet) Halil(Evet)