Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı

MERHUM HASAN FEYZI’NIN RISÂLE-I NUR HAKKINDAKI MANZÛMESI

âyetinin verâset-i Ahmediye (a.s.m.) cihetinde, mânâ-i işârî noktasında, bu asırda o Rahmete’n-lilâlemînin bir âyinesi ve hakîkat-i Kur’âniyenin bir hakîki tefsiri olan Risâle-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir nümûnesi olmasından, hakîkat-i Muhammediyenin (a.s.m.) bir kısım evsâfı, mânâ-i mecâzî ile cüz’î bir vârisine verilebilir diye, bu parlak kasîdeye ilişmedim. Yalnız hakîkat-i Ahmediye (a.s.m.) âyinesinin farkına işareten bâzı kelimeler ilâve edildi.

Huzur bulur bugün seninle âlem,
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risâle-i Nur!
Sürûr bulur bugün seninle âlem,
Ey bir rahmet-i âlem Risâle-i Nur!
Bu hasta gönüller çoktan perişan,
Varsa sende eğer Lokman’dan nişan,
Bir Şifâ sun, gel ey mahbûb-u zîşan,
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risâle-i Nur!
Gelmez mi bu uzun hicenin ?
Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin?
Zâri arttı, sabrı,bitti nicenin,
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risâle-i Nur!

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiya Suresi: 107.)