Tarihçe-i Hayat Beşinci Kısım: Denizli Hayatı

Ve biz, onların bir hakîkatini dünya saltanatına değiştirmeyiz ve bilfiil öyleyiz. Bu davanın emareleri, yirmi senede binlerdir.
Madem böyledir; ben ve biz bütün kuvvetimizle deriz:

Said Nursî

İ ddianameye Karşı İtiraznamenin Tetimmesidir
Bu itirazda muhatabım, Denizli Mahkemesi ve müdde-i umûmisi değil, belki başta Isparta ve Inebolu müdde-i umûmileri olarak, yanlış ve nakıs zabıtnameleriyle buradaki acîb iddianameyi aleyhimize verdiren garazkar ve vehham memurlardır.
Evvela, aslu faslı olmayan ve hatırıma gelmeyen bir siyasî cemiyet namını, masum ve siyasetle hiç alakaları olmayan Risale-i Nur talebelerine takıp ve o daire içine giren ve îman ve ahiretinden başka hiçbir maksatları bulunmayan bîçareleri, o cemiyetin naşiri, ya faal bir rüknü veya mensubu veya Risale-i Nur’u okumuş veya okutmuş veya yazmış diye suçlu sayıp, mahkemeye vermek ne kadar adaletin mahiyetinden uzak olduğunun katî bir hücceti şudur ki: Kur’an aleyhinde yazılan Doktor Duzi’nin ve sair zındıkların o muzır eserlerini okuyanlara, "hürriyet-i fikir ve hürriyet-i ilmiye" düsturuyla, bir suç sayılmadığı halde; hakîkat-i Kur’aniyeyi ve îmaniyeyi öğrenmeye gayet muhtaç ve müştak olanlara, güneş gibi bildiren Risale-i Nur’u okumak ve yazmak bir suç sayılınış. Ve hem, yüz risale içinde, yanlış mana verilmemek için mahrem tuttuğumuz ve neşrine izin vermediğimiz iki-üç risalede yalnız birkaç cümlelerini bahane gösterip ittiham etmiş. Halbuki o risaleleri-biri müstesna-Eskişehir Mahkemesi tetkik etmiş, îcabına bakmış. Ve müstesna ise, hem istidamda ve hem itiraznamemde gayet katî cevap verildiği ve
"Elimizde nur var, siyaset topuzu yok" diye Eskişehir Mahkemesinde yirıni vecihle katî ispat edildiği halde, o insafsız müddeîler, üç mahrem ve neşrolmayan risalelerin üç-dört cümlelerini bütün Risale-i Nur’a teşmil eder gibi, Risale-i Nur’u okuyan ve yazanı suçlu ve beni de "Hükûmet ile mübareze eder" diye ittiham etmişler.
Ben ve bana yakın ve benim ile görüşen dostlarımı işhad ve kasemle temin ederim ki, bu on seneden ziyadedir ki, iki reisten ve bir mebustan ve Kastamonu

Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Al-i imran Sûresi:173.)