İşte, ey müdde-i umûmi ve mahkeme azaları! Elli seneden beri bende bulunan bir fikrin aksiyle beni ittiham ediyorsunuz.
Eğer laik cumhuriyet soruyorsanız; ben biliyorum ki, laik manası bîtaraf kalmak, yani hürriyet-i vicdan düsturuyla dinsizlere ve sefahetçilere ilişmediği gibi, dindarlara ve takvacılara da ilişmez bir hükûmet telakki ederim. On senedir-şimdi yirmi sene oluyor-ki, hayat-ı siyasiye ve içtimaiyeden çekilmişim. Hükûmet-i cumhuriye ne hal kesb ettiğini bilmiyorum. E1-iyazü billah, eğer dinsizlik hesabına, îmanına ve ahiretine çalışanları mes’ul edecek kanunları yapan ve kabul eden bir dehşetli şekle girmiş ise, bunu size bilaperva îlan ve ihtar ederim ki: Bin canım olsa, îmana ve ahiretime feda etmeye hazırım. Ne yaparsanız yapınız. Benim son sözüm
olarak, siz beni îdam ve ağır ceza ile zulmen mahkûm etmenize mukabil derim: Ben, Risale-i Nur’un keşf-i katîsi ile îdam olmuyorum, belki terhis edilip nur alemine ve saadet alemine gidiyorum. Ve sizi, ey dalalet hesabına bizi ezen bedbahtlar, îdam-ı ebedî ile ve daimî haps-i münferid ile mahkûm bildiğimden ve gördüğümden, tamamıyla intikamımı sizden alarak, kemal-i rahat-ı kalble teslim-i ruh etmeye hazırım.
Mevkuf
Said Nursî
Efendiler! Çok emarelerle katî kanaatim gelmiş ki, hükûmet hesabına, "hissiyat-ı dîniyeyi alet ederek emniyet-i dahiliyeyi ihlal etmek" için bize hücum edilmiyor, Belki bu yalancı perde altında, zındıka hesabına, bizim, îmanımız için ve îmana ve emniyete hizmetimiz için bize hücum edildiğine çok hüccetlerden bir hücceti şudur ki:
Yirmi sene zarfında, Risale-i Nur’un yirmi bin nüshaları ve parçalarını yirıni adamlar okuyup kabul ettikleri halde, Risale-i Nur’un şakirtleri tarafından emniyetin ihlaline dair hiçbir vukuat olmamış ve hükûmet kaydetmemiş ve eski ve yeni iki mahkeme bulmamış. Halbuki, böyle kesretli ve kuvvetli propaganda, yirmi günde vukuatlar ile kendini gösterecekti. Demek, hürriyet-i vicdan prensibine zıt olarak, bütün dindar nasihatçilere şamil, lastikli bir kanunun yüz altmış üçüncü maddesi sahte bir maskedir. Zındıklar, bazı erkan-ı hükûmeti iğfal ederek, adliyeyi şaşırtıp, bizi herhalde ezmek istiyorlar.
Madem hakîkat budur; biz de bütün kuvvetimizle deriz:
Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Al-i İmran Suresi:173.)