canibinden, herkesin başında her vakit bir manevî yasakçıyı bulundurur. Cehennem hapsini ve gazab-ı Ilahîyi hatırına getirmekle, fenalıktan kolayca kurtarır."
Hem, makam-ı iddia bir risalenin güzel ve fevkalade kerametkarane ve tevafukunun imza edilmesiyle, "bir cemiyet efradı" diye manasız bir emare beyan etmiş. Acaba esnafların ve hancıların defterlerinde bulunan bu nevî imzalara cemiyet ünvanı verilir mi? Eskişehir’de aynı böyle bir vehim oldu. Cevap verdiğim ve Mu’cizat-ı Ahmediye Risalesini gösterdiğim zaman taaccüble karşıladılar. Eğer mabeynimizde dünyevî bir cemiyet olsaydı, bu derece benim yüzümden zarar görenler, elbette kemal-i nefretle benden kaçacak idiler. Demek nasıl ben ve biz, Imam-ı Gazalî ile irtibatımız var, kopmuyor; çünkü uhrevîdir, dünyaya bakmıyor. Aynen öyle de, bu masum ve safì ve halis dindarlar, benim gibi bir bîçareye îman derslerinin hatırı için bir kuvvetli alaka göstermişler. Ondan bu asılsız, mevhum bir cemiyet-i siyasiye vehmini vermiş. Son sözüm:
Mevkuf, haps-i münferidde
Said Nursî
BU GELEN KISIM ÇOK EHEMMIYETLIDIR
Son Sözün Mühim Bir Parçası
Efendiler, Reis Bey,
Dikkat ediniz; Risale-i Nur’u ve şakirtlerini mahkûm etmek, doğıvdan doğruya küfr-ü mutlak hesabına, hakîkat-i Kur’aniye ve hakaik-ı îmaniyeyi mahkûm etmek hükmüne geçmekle, bin üç yüz seneden beri, her senede üç yüz milyon onda yürümüş ve üç yüz milyar Müslümanların hakîkate ve saadet-i dareyne giden cadde-i kübralarını kapatmaya çalışmaktır ve onların nefretlerini ve îtirazlarını kendinize celb etmektir. Çünkü o caddede gelip gidenler, gelmiş geçmişlere dualar ve hasenatlarıyla yardım ediyorlar. Hem, bu mübarek vatanın başına bir kıyamet kopmaya vesîle olmaktır. Acaba, mahkeme-i kübrada, bu üç yüz milyar davacıların karşısında sizden sorulsa ki: "Doktor Duzi’nin, baştan nihayete kadar serapa Islamiyetiniz ve vatanınız ve dîniniz aleyhinde ve frenkçe Tarih-i Islam namındaki eseri ki; zındıkların kütüphanelerinizdeki eserlerine, kitaplarına ve serbest okumalarına ve o kitapların şakirtleri, kanununuzca ceiniyet şeklini almalarıyla beraber, dinsizlik veya komünistlik veya anarşistlik veya pek eski ifsad komitecilik gibi, siyasetinize muhalif cemiyetlerine ilişmiyordunuz. Neden hiçbir siyasetle
Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Al-i İmran Suresi:173.)