Tarihçe-i Hayat Beşinci Kısım: Denizli Hayatı

ahiret saadetlerine katî vesîle olarak îman ve Kur’an dersinde halis bir dostluk ve hakîkat yolunda bir arkadaşlık ve vatanına ve milletine zararlı şeylere karşı bir tesanüd taşıyan Risale-i Nur şakirtlerinin pekçok takdir ve tahsine şayan ders-i îmanda toplanmalarına, "cemiyet-i siyasiye" namını verenler, elbette ve herhalde ya gayet fena bir sûrette aldanmış veya gayet gaddar bir anarşisttir ki, hem insaniyete vahşiyane düşmanlık eder, hem Islamiyete Nemrudane adavet eder, hem hayat-ı içtimaiyeye anarşîliğin en bozuk ve mütereddî tavrıyla husûmet eder ve bu vatana ve millete ve hakimiyet-i Islamiyeye ve dînî mukaddesata karşı mürtedane, mütemerridane, anûdane mücadele eder veya ecnebî hesabına bu milletin can damarını kesmeye ve bozmaya çalışan el-hannas bir zındıktır ki, hükûmeti iğfal ve adliyeyi şaşırtır; ta o şeytanlara, Firavunlara, anarşistlere karşı şimdiye kadar istimal ettiğimiz manevî silahlarımızı, kardeşlerimize ve vatanımıza çevirsin veya kırdırsın.
Mevkuf
Said Nursî

Efendiler! Otuz-kırk seneden beri ecnebî hesabına ve küfür ve ilhad namına bu milleti ifsad ve bu vatanı parçalamak fıkriyle, Kur’an hakîkatine ve îman hakîkatlerine her vesîle ile hücum eden ve çok şekillere giren bir gizli ifsad komitesine karşı, bu meselemizde kendilerine perde yaptıkları insafsız ve dikkatsiz memurlara ve bu mahkemeyi şaşırtan onların Müslüman kisvesindeki propagandacılarına hitaben, fakat sizin huzurunuzda zahiren sizin ile birkaç söz konuşacağıma müsaade ediniz...
(Fakat ikinci gün beraet kararı, o dehşetli konuşmayı geriye bıraktı.)
Tecrid-i mutlakta ve haps-i münferidde mevkuf
Said Nursî