bürhan-ı Vahdaniyet olan mezkûr hücceti ders vermek içindir ki, Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan, çok tekrar ile, en ziyade
-1- ve
-2- ayetleriyle Halıkımızı bize tanıttırıyor diye o mektepli gençlere dedim.
Onlar dahi tamamıyla kabul edip tasdik ederek, "Hadsiz şükür olsun Rabbimize ki, tam kudsî ve ayn-ı hakîkat bir ders aldık. Allah senden razı olsun" dediler. Ben de dedim:
"Insan binler çeşit elemler ile müteellim ve binler nevi lezzetler ile mütelezziz olacak bir zîhayat makine ve gayet derece acziyle beraber hadsiz maddî, manevî düşmanları ve nihayetsiz fakrıyla beraber hadsiz zahirî ve batınî ihtiyaçları bulunan ve mütemadiyen zeval ve firak tokatlarını yiyen bir bîçare mahlûk iken, birden îman ve ubûdiyetle böyle bir Padişah-ı Zülcelale intisap edip, bütün düşmanlarına karşı bir nokta-i istinad ve bütün hacatına medar bir nokta-i istimdat bularak, herkes mensup olduğu efendisinin şerefiyle, makamıyla iftihar ettiği gibi, o da böyle nihayetsiz Kadîr ve Rahîm bir Padişaha îman ile intisap etse ve ubûdiyetle hizmetine girse ve ecelin îdam îlanını kendi hakkında terhis tezkeresine çevirse, ne kadar memnun ve minnettar ve ne kadar müteşekkirane iftihar edebilir, kıyas ediniz."
O mektepli gençlere dediğim gibi, musîbetzede mahpuslara da tekrar ile derim: Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.
Hatta bir bahtiyar mazlum îdam olunurken, bedbaht zalimlere demiş:
"Ben îdam olmuyorum. Belki terhis ile saadete gidiyorum. Fakat, ben de sizi îdam-ı ebedî ile mahkûm gördüğümden, sizden tam intikamımı alıyorum."
-3- diyerek, sürur ile teslim-i ruh eder.
-4-
1 Göklerin ve Yerin Rabbi [Allah’tır]. (Ra’d Sûresi:16; İsra Sûresi:102; Kehf Suresi:14.)
2 Gökleri ve yeri yaratan [Allah’tır]. (A’raf Sûresi: 54; En’am Suresi:1, 73.)
3 Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur.
4 Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur.Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. (Bakara Suresi: 32.)