Tarihçe-i Hayat Birinci Kısım: İlk Hayatı

etmemek. Yani, hürriyet-i şer’iyenin esasları olan, müstebidlere dalkavukluk etmemek, ve bîçarelere tahakküm ve tekebbür etmemektir.
Beşinci Kuvvet: İzzet-i İslamiyedir ki, Îla-i Kelimetullahı îlan ediyor. Ve bu zamanda Îla-i Kelimetullah, maddeten terakkîye mütevakkıf; ve medeniyet-i hakîkiyeye girmekle Îla-i Kelimetullah edilebilir. İzzet-i İslamiyenin îman ile katî verdiği emri, elbette alem-i İslamın şahs-ı manevîsi o katî emri istikbalde tam yerine getireceğine şüphe edilmez.
Evet, nasıl ki eski zamanda İslamiyetin terakkîsi düşmanın taassubunu parçalamak ve inadını kırmak ve tecavüzatını defetmek silah ile, kılınç ile olmuş; istikbalde, silah, kılınç yerine, hakîki medeniyet ve maddî terakkî ve hak ve hakkaniyetin manevî kılınçları düşmanları mağlûp edip dağıtacak.
Biliniz ki, bizim muradımız, medeniyetin mehasini ve beşere menfaati bulunan iyilikleridir. Yoksa, medeniyetin günahları, seyyiatları değil ki; ahmaklar o seyyiatları, o sefahetleri mehasin zannedip, taklit edip, malımızı harap ettiler. Ve dîni rüşvet verip, dünyayı da kazanamadılar. Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip, seyyiatı hasenatına racih gelmekle, beşer iki Harb-i Umûmi ile iki dehşetli tokat yiyip, o günahkar medeniyeti zîr ü zeber edip, öyle bir kustu ki, yeryüzünü kanla bulaştırdı. İnşaallah istikbaldeki İslamiyetin kuvvetiyle, medeniyetin mehasini galebe edecek, zemin yüzünü pisliklerden temizleyecek, sulh-u umûmiyi de temin edecek.
Evet, Avrupa’nm medeniyeti fazîlet ve hüda üstüne tesis edilmediğinden, belki heves ve heva, rekabet ve tahakküm üzerine bina edildiğinden; şimdiye kadar medeniyetin seyyiatı hasenatına galebe edip ihtilalci komitelerle kurtlaşmış bir ağaç hükmüne girdiği cihetle; Asya medeniyetinin galebesine kuvvetli bir medar, bir delil hükmündedir. Ve az vakitte galebe edecektir.
Acaba istikbale karşı, ehl-i îman ve İslam için, böyle maddî ve manevi terakkiyata vesîle ve kuvvetli, sarsılmaz esbab varken ve demiryolu gibi istikbal saadetine yol açıldığı halde, nasıl me’yus olup ye’se düşüyorsunuz ve alem-i İslamın kuvve-i maneviyesini kırıyorsunuz? Ve yeis ve ümitsizlikle zannediyorsunuz ki, "Dünya herkese ve ecnebîlere terakki dünyasıdır; fakat, yalnız bîçare ehl-i İslam için tedennî dünyası oldu" diye pek yanlış bir hataya düşüyorsunuz. Madem meylü’i-istikmal (tekamül meyli) kainatta fıtrat·ı beşeriyede fıtraten derc edilmiş; elbette-beşerin zulüm ve hatasıyla başına çabuk bir kıyamet kopmazsa-istikbalde, hak ve hakîkat, alem-i Íslamda nev-i beşerin eski hatîatına kefaret olacak bir saadet-i dünyeviyeyi de gösterecek, inşaallah...
Evet, bakınız zaman hatt-ı müstakim üzerine hareket etmiyor ki, mebde ve müntehası birbirinden uzaklaşsın; belki, küre-i arzın hareketi gibi bir daire