Tarihçe-i Hayat Birinci Kısım: İlk Hayatı

Mesela, bizden aldıkları seciye-i milliye ile, bir adam onlarda der: "Eğer ben ölsem milletim sağ olsun. Çünkü, milletimin içinde bir hayat-ı bakiyem var." İşte bu kelimeyi bizden almışlar; ve terakkiyatlarında en metîn esas budur. Bizden hırsızlamışlar. Bu kelime ise Dîn-i Haktan ve îman hakîkatlerinden çıkar. O, bizim, ehl-i îmanın malıdır. Halbuki, ecnebîlerden içimize giren pis ve fena seciye îtibariyle bir hodgam adam bizde diyor: "Ben susuzluktan ölsem, hiç yağmur bir daha dünyaya gelmesin. Eğer ben görmezsem bir saadeti, dünya istediği gibi bozulsun." İşte bu ahmakane kelime dinsizlikten çıkıyor, ahireti bilmemekten geliyor; hariçten içimize girmiş, zehirliyor.
Hem, o ecnebîlerin bizden aldıkları fikr-i milliyetle, bir ferdi bir millet gibi kıymet alıyor. Çünkü, bir adamın kıymeti, himmeti nisbetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.
Bazılarımızdaki dikkatsizlikten ve ecnebîlerin zararlı seciyelerini almamızdan, kuvvetli ve kudsî İslamî milliyetimizle beraber, herkes "Nefsî! Nefsî!" demekle ve milletin menfaatini düşünmemekle, menfaat-i şahsiyesini düçünmekle, bin adam, bir adam hükmüne sukut eder.
-1-
Yani: Kimin himmeti yalnız nefsi ise, o insan değil; çünkü, insanın fıtratı medenîdir. Ebna-i cinsini mülahazaya mecburdur; hayat-ı içtimaiye ile, hayat-ı şahsiyesi devam edebilir. Mesela, bir ekmeği yese, kaç ellere muhtaç ve ona mukabil o elleri manen öptüğünü ve giydiği libasla kaç fabrikayla alakadar olduğunu kıyas ediniz. Hayvan gibi bir postla yaşamadığından, ebna-i cinsiyle fıtraten alakadar olmasından ve onlara manevî bir fiat vermeye mecbur bulunduğundan, fıtratıyla medeniyetperverdir. Menfaat-i şahsiyesine hasr-ı nazar eden, insanlıktan çıkar, masum olmayan cani bir hayvan olur. Birşey elinden gelmese, hakîki özrü olsa, o müstesna.
ALTINCI KELİME: Müslümanların hayat-ı içtimaiye-i İslamiyedeki saadetlerinin anahtarı meşveret-i şer’iyedir. -2- ayet-i kerîmesi, şûrayı esas olarak emrediyor.
Evet, nasıl ki nev-i beşerdeki telahuk-u efkar ünvanı altında asırlar ve zamanların tarih vasıtasıyla birbiriyle meşvereti, bütün beşeriyetin terakkiyatı ve fünûnun esası olduğu gibi; en büyük kıt’a olan Asya’nın en geri kalmasının bir sebebi, o şûra-i hakîkiyeyi yapmamasıdır.

1 Hazret-i Ali’den (r.a.) iktibas: Emsal-i Hz. Ali, s. 30.

2 Onların aralarındaki işleri istişare iledir. (Şura Sûresi: 38.)